|
Cannes Film Festivali
1951 yılından beri her yılın Mayıs ayında Fransa’nın güneyinde bulunan Cannes şehri, büyük bir uluslararası organizasyona ev sahipliği yapar. Avrupa’daki en önemli üç büyük film festivalinden biri olan Cannes Film Festivali (orjinal adı le Festival International du Film de Cannes), dünya çapında da en çok bilinirliğe ve prestije sahip organizasyonların başında gelir. Her yıl festival döneminde dünyanın farklı yerlerinden on binlerce kişi; yapımcı, oyuncu, yönetmen, dağıtıcı firma ve sinemasever Cannes şehrine akın eder.
Her yıl ortalama 20 filmin yarıştığı festival 12 gün sürer. Festivalin büyük ödülü Altın Palmiye’dir. Büyük ödül dışında, en iyi yönetmen, en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu ve büyük juri ödülü de sahipleriyle buluşur.
Festivalin yapısı
Palais des Festivals et des Congres Cannes’da düzenlenen festivale katılan filmler iki kategoride gösterilir; yarışma bölümü filmleri ve yarışma dışı filmler. Yarışma bölümü filmleri arasından seçilen en iyi film, Altın Palmiye ödülünü almaya hak kazanır. Festivale katılan filmlerin büyük çoğunluğu yarışma dışı kategoride gösterilir. Bu kategorideki filmler “Director's Fortnight”, “Critics Week” ve “Un Certain Regard” gibi alt kategorilerde izleyicilerle buluşur. Festivalin en hareketli olan kısmı ise “Marché” bölümüdür. Burada yüzden fazla yeni film yapımcılarla buluşur ve beğeni gören filmler yapımcılar tarafından satın alınır. Genel akım içinde yerini bulamayan filmler için Marché büyük bir fırsattır.
Festivalin tarihçesi
Cannes’da ilk festivalin Eylül 1939’da düzenlenmesi planlanmıştır. Bu ilk festivalin Almanya ve İtalya’da düzenlenen film festivallerine cevap niteliğinde olması istenmiştir, çünkü bu festivaller Mussolini’nin faşist yönetiminin propagandasını yapmak için araç olarak kullanılmaya başlanmıştır. Fakat Hitler’in Polonya’yı işgal etmesi ve II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine festival çalışmaları ertelenmek zorunda kalmıştır. İlk başarılı festival 1946 yılında düzenlenmiş, 1948 ve 1950 yıllarında ise maddi yetersizlik sebebiyle düzenlenememiştir. 1951 yılından itibaren ise festival hiç ara vermeden, her sene Mayıs ayında dünyanın dört bir yanındaki sinemaseverlerin dikkatini üstüne çekmeyi başarmıştır.
Festivalde film izlemek
Film endüstrisi içinde olmayanların ve festivalden çok çok önce başvuru yapmayanların, ne yazık ki, yarışma ve Marché kategorisindeki filmleri izlemesi mümkün değildir. Ama bilet bulabildiğiniz takdirde Director's Fortnight, Critics Week ve Un Certain Regard kategorilerinde gösterilen filmleri izleyebilirsiniz. Bu filmlere ücretsiz biletleri Festival Binası’nın önündeki Cannes Cinephiles kioskundan “ilk gelen bileti alır” yöntemiyle edinebilirsiniz. Ayrıca Cannes Festivali klasikleri arasına girmiş filmlerin gösterimleri sahilde açık havada kurulan sahnede sinemaseverlerle buluşur. Bu gösterimler, Cannes sahilinin güzelliğini gece görmek ve festival havasını yaşamak için oldukça güzel bir alternatiftir.
Festivalde film izleyemeseniz de festival zamanında Cannes’da bulunmak da oldukça keyiflidir. Ama festival dönemininin şehrin en pahalı ve kalabalık olduğu dönemi olduğunu da gelmeden önce göz önünde bulundurmakta fayda vardır. Festival boyunca şehrin kalbi, La Croisette ve çevresinde atar. Kalabalıktan uzaklaşmak ve sahilin keyfini çıkarmak isterseniz La Croisette’ten uzaklaşmanız yeterlidir. Festival heyecanını tekrar hissetmek içinse Martinez Bar’da oturup içkinizi yudumlarken festivale katılan ünlülerin kırmızı halıdan geçişini izleyebilirsiniz. Ayrıca fim gösterimlerinin yapıldığı festival sarayının yanındaki parkta yaklaşık 300 kadar sanatçının el izlerini de görebilirsiniz.
Cannes hakkında
İngiliz Lordu Lord Brougham 1834’te Cannes’a geldiğinde burası sakin, sessiz bir balıkçı kasabasıymış. Bölgeye aşık olan Lord, Cannes’ı gözde bir turizm merkezine çevirmek için çok çalışmış ve başarılı da olmuş. Festivalin de her yıl düzenlenir hâle gelmesiyle Cannes, gidilmesi gerekilen tatil destinasyonları listesinde yerini almış.
Cannes, festivalinin yanı sıra uzun plajları ve lüks otelleriyle de ünlüdür. La Croisette, Cannes’da deniz ve güneşle buluşabileceğiniz en güzel ve en hareketli yerdir. Ayrıca lüks markaların mağazaları ve şehrin en şık evleri de burada yer alır.
Cannes sahilinin çok yakınında iki adadan oluşan Lerin Adaları vardır; Ile Sainte Marguerite Adası ve Ile Saint Honorat Adası. Muhteşem doğaya sahip bu adalar, Cannes’a gelenlerin mutlaka görmesi gereken yerlerdendir.
Cannes’a gitmişken Cannes Kalesi’ni, parfüm müzesini ve deniz müzesini de gezebilirsiniz. Ayrıca Cannes’da gece hayatı da oldukça hareketlidir. Sabahın ilk ışıklarına kadar açık olan barlar, diskolar ve kumarhaneler; geceleri eğlencenin kalbinin attığı yerlerdir. Kısacası festival zamanı Cannes’da eğlence 24 saat kesintisiz olarak devam eder.
Cannes’da film festivali dışında yıl içinde farklı festivaller ve etkinlikler de düzenlenir. Gezinizi planlamadan önce bu etkinliklere göz atmanızda fayda vardır.
Cannes Film Festivali ve Cannes’la ilgili daha detaylı bilgiye www.festival-cannes.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Cannes’a ulaşım
Türk Hava Yolları’nın Nice şehrine direkt uçuşu vardır. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan kalkan uçuşlar Nice Cote D’Azur Uluslararası Havalimanı’na iner. Uçuk yaklaşık 3 saat sürer. Nice’den otobüsle veya trenle, dilerseniz de araba kiralayarak yaklaşık 1 saatte Cannes’a ulaşabilirsiniz.
|