Skip Navigation LinksSeyahat Rehberi > Gezi Rehberi > Spor > Gizemli Likya Yolu
 
  Skip Navigation LinksGizemli Likya Yolu

Gizemli Likya Yolu

Dünyanın en güzel 10 yürüyüş rotasından biri olarak kabul edilen Likya Yolu, bazı yerlerde deniz kıyısından, bazı yerlerde de 1800 metre yükseklikten devam etmektedir. Gizemli Likya Yolu, adından da anlaşılacağı gibi doğal ve tarihî gizemlerle doludur.

3 bin yıllık tarihî bir ticaret yolu olan Likya Yolu, Fethiye’den Antalya’ya kadar uzanmaktadır. 1996 yılında ülkemizdeki değerleri ortaya çıkarmak adına yapılan proje yarışmasında Likya Yolu Projesi birinciliği kazanmış, tarihî yol günümüze kazandırılmıştır. Hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen doğa ve yürüyüş tutkunlarına inanılmaz güzellikler sunan Likya yolu; ormanların, kumsalların, yaylaların ve tarihin içinden geçen bir yoldur.

Zorlu bir yol olmasına karşın, kesinlikle yürünmeye değecek ve size çok şey kazandıracak Likya Yolu’nda her an faklı bir şey keşfedeceksiniz. Doğal güzelliklerin yanında tarihî bölgeden geçen bir yol olduğundan tarihî kalıntılara rastlama ihtimaliniz yüksektir. Doğayla baş başa olduğunuz bu yolda, hem etrafınızı hem de kendinizi yeniden keşfedeceksiniz.

Tarihi

Likyalılar M.Ö. 3000 yılının 2. yarısında Anadolu’ya yerleşen ve uzun süre hüküm süren, Güney Anadolu Bölgesi’nde yaşamış Hint ve Avrupa kökenli bir halktır. Likyalılar, tarihin bilinen ilk demokratik birliğini kurmuştur. Likyalıların yaşamış oldukları bölge bugün, Antalya ve Fethiye arasındaki Teke Yarımadası’dır.

Likya Yolu Parkurları

Tarihte Likya olarak adlandırılan Teke Yarımadası’ndaki patikaların işaretlendirilmesi ve haritalandırılması ile Likya Yolu Parkurları oluşturulmuştur. Yol boyunca kırmızı ve beyaz boyalarla işaretlendirilmiş yol, kaybolma korkusunu sizden uzak tutacaktır.

Uzunluğu 509 kilometre olan Likya Yolu, 2 etaba ayrılmaktadır:

1. etapta; Faralya Köyü, Kelebekler Vadisi, Kabak Koyu, Yedi Burunlar, Sdyma, Pınara, Letoon, Xanthosk antik kentleri ve ince kumlu Patara kat edilir.

2. etap ise, Antiphelos, Apollonia, Simena, Kekova, Myra, Limyra, Yanartaş, Olimpos antik kentinden sonra Antalya’da son bulmaktadır.

Uluslararası standartlarda üst üste kırmızı beyaz işaretlendirilmiş yerler, doğru rotayı gösterirken yol üzerinde konaklayabileceğiniz yerler de bulunmaktadır. Yolu bir seferde bitirmek gibi bir zorunluluk olmadığından, yolun istediğiniz kadar kısmını yürüyüp, başka bir zaman kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Yürünen Yerler

Faralya Köyü

Fethiye’nin Kelebekler Vadisi’ni yukarıdan gören, doğanın içinde bulunan köy, oldukça mütevazı bir köydür. Köyün çevreye ve doğaya duyarlı insanları çok güler yüzlü ve sıcakkanlıdırlar.

Kelebekler Vadisi

Kelebekler Vadisi içinden geçen patika yol üzerinde kümelenmiş farklı renklerdeki kaplan kelebeklerini görebilirsiniz. Patika üzerinde yürürken şelalenin çağıltısını duyabilirsiniz. İsterseniz yürüyüşünüze bir mola verip şelalenin kıyısında, taze sıkılmış meyvelerden yapılan içeceklerden içerek dinlenebilirsiniz. Kelebekler Vadisi’ni geçtikten sonra karşınıza çıkacak olan Kabak Koyu, doğası bozulmamış, eşsiz manzarasıyla çok özel bir koydur.

Yedi Burun

Eşsiz manzaraya sahip köy, ormanın içinden Akdeniz’e kuşbakışı manzarasıyla nefes kesen güzelliktedir. Eski taş değirmenlerin ve antik evlerin bulunduğu köyde, her yandan rengârenk çiçekler karşınıza çıkar. Köyden denize bakıldığında yedi burun ve koylar görüldüğü için köye Yedi Burun denilmektedir.

Yol üzerindeki antik kentler

M.Ö. 168 yılına ait Likya Birliği’ndeki 23 kentin içinde ismi geçen Sidyma, Roma Çağı’nda ve Bizans döneminde büyük gelişim göstermiştir. O dönemlere ait yüksek duvarları olan akropolde; poligonal şekilde bir kapı ve gözetleme kulesi, bir bölümü toprağın altında kalmış antik tiyatro, Artemis Mabedi ve başka tarihî eserler bulunmaktadır. 

Likya dilinde Pınara “yuvarlak” anlamına gelmektedir. Mitolojiye göre, Xanthosk’taki nüfus çok artınca kentin yaşlıları toplanıp kentten ayrılmış ve yuvarlak bir tepe üzerinde Pınara’yı kurmuşlardır. M.S. 8. yy’dan sonra birçok deprem geçirmiş olan kent önemini yitirmiştir. Geçmişten bugüne Pınara’da kalanlar; sur duvarları, hamam, tiyatro, agora, odeon gibi yapıların kalıntıları, kaya mezarları ve lahit mezarlarıdır.

Mitolojide Letoon, Zeus’tan hamile kalan Leto’nun adına kurulmuştur. Kentteki en eski yerleşim birimleri, M.Ö. 7. yy’a kadar gitmektedir. Politik ve dinsel açıdan öneme sahip olduğu düşünülen Letoon’da; Leto, Artemis, Apollon isimli 3 tapınak bulunmaktadır. Letoon M.S. 7. yy’dan sonra yerleşim yeri olarak kullanılmamıştır. Xanthosk erken döneme ait kilisesi, tiyatrosu, akropolü, Likya kültürüne özgü dikme anıt mezarları görülebilecek eserlerdendir.

Noel Baba olarak bilinen Saint Nicholas’ın Pataralı olduğu söylenmektedir. Patara, Likya Birliği’nin başkentliğini yapmış, zamanın önemli sınır ve liman kenti olmuştur. Günümüzde liman ve Patara’nın büyük kısmı kumlarla örtülmüş durumdadır. Bizans bazilikası, büyük sarnıç ve kutsal alanlar; ilgi gören ve tarihî önem taşıyan yerlerdir.

Arkeolojik araştırmalara göre, Kaş’ın altındaki şehrin Antiphelos olduğu kesin olarak kanıtlanmıştır. Dansözler Mezarı, deniz kenarındaki sur kalıntıları, tiyatro ve Kaş’ın Çarşı Caddesi üzerinde bulunan Kral Lahidi bugün hâlen görülebilmektedir. Aziz Nicholas Kilisesi’nin bulunduğu Myra, M.Ö. 168 yılında kurulmuştur. Zeus, Athena, Tike ve koruyucu tanrıça Artemis’e tapılmış ve büyük kaya mezarları yapılmıştır. Buradaki kaya mezarlarının çoğu “Resimli Mezar”dır. Ancak günümüzde resimlerden geriye, kırmızı, mor, sarı ve mavi renkli boyaların bıraktığı izler görülebilmektedir. Limyra, Finike ve Antalya sınırında bulunan yol üzerindeki bir antik kenttir.

M.Ö. 4. yy’da kurulmuş antik kent Apollonia, “L” şeklindeki bir kaya üzerine kurulmuştur. Kenti çevreleyen surların bir kısmı, kilise, tiyatro, hamam ve Heroom’un 6 prizmal gövdeli mezar anıtı görülmeye değer yapılardır. Apollina’dan sonra bir diğer antik kent Simena’ya ulaşırsınız. Limyra, Finike ve Antalya sınırında bulunan yol üzerindeki bir antik kenttir.

Kekova

Ulaşımın yalnızca teknelerle yapıldığı Kekova, üzerinde kimsenin yaşamadığı, yalnızca restoran ve kafeler bulunan bir adadır. Uzun yürüyüşünüze tekne sefasıyla bir mola verirken tüm enerjinizi tekrar toplayacaksınız.

Yanartaş (Chimera)

Mitolojiye göre Pegasus, ateş soluyan canavar Kimera’yı bu kayalıklarda öldürür ve hâlen yanmakta olan ateşin öldürülen canavarın ağzından çıkan alevler olduğu söylenir. Olimpiyat Ateşi’nin de ilk kez buradan alındığı söylenmektedir. Asırlardır her mevsim yanmaya devam eden taşların sırrı, aralarından sızan doğal metan gazıdır.

Olimpos

Eskiden Yunanistan’ın en yüksek dağı olan Olimpos, mitolojiye göre tanrıların oturduğu dağdır. 12 büyük tanrısı olan Yunan mitolojisine göre Zeus en tepede oturmaktadır ve Olimpos 12 büyük tanrının evidir. Olimpos dağını geçtikten sonra yoldaki işaretleri takip ederek Antalya’ya ulaşacak ve dünyanın en güzel yürüyüş parkurunu bitirmenin, yoldaki gizemleri çözmenin zevkine varacaksınız.

 
Hemen başvurun, Maximiles'ın ayrıcalıklı dünyasında yerinizi alın.
Dünyada izinizi bırakacak yeni rotalar seçmek için tıklayınız.
 

Bu sayfalardaki açıklamalar Bankamız kriterleri dikkate alınarak sadece bilgilendirme amacı ile hazırlanmış olup, beklentilerinize ve tercihlerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu itibarla, anılan açıklamalarla ilgili herhangi bir garantimiz ve sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Kredi kartı ve MaxiMil ile alınan uçak biletlerinde, biletleme hizmetleri Entaş Turizm A.Ş. tarafından verilmektedir.