Skip Navigation LinksSeyahat Rehberi > Gezi Rehberi > Ünlü Yerler > Mostar Köprüsü
 
  Skip Navigation LinksMostar Köprüsü

Bir Osmanlı mirası: Mostar Köprüsü

Mostar Köprüsü’nün mimarisi ve inşası

Mostar Köprüsü’nü ve daha birçok tarihi yapıyı bünyesinde barındıran Mostar şehri, Osmanlı döneminde 20 haneli küçük bir kasabadır. Neratva Nehri’nin ikiye ayırdığı kasabanın iki yakasının birbirine bağlanmasını isteyen kasaba halkı, dönem padişahı Kanuni Sultan Süleyman’dan bir köprü talebinde bulunurlar. Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle 1557 yılında inşasına başlanan köprünün mimarı ise, Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin’dir.

İnşası 9 yılda tamamlanarak 1566 yılında kullanıma açılan Mostar köprüsü; iki yakayı birbirine bağlamanın yanı sıra, kasabada ticareti geliştirir.

Ticaretin gelişmesiyle zenginleşen ve canlanan kasaba, giderek şehirleşmeye başlar. Daha sonra Mostar Köprüsü’nün adını alır ve günümüzde hâlâ Mostar Şehri olarak bilinir.

Mostar Şehri’nin en önemli yapısı olan köprü, ne kadar güzel ve gösterişliyse inşa edilmesi de bir o kadar zor ve zahmetli olmuştur. Öyle ki, Mostar Köprüsü; 427 yıl boyunca doğal afetlerden ve iki dünya savaşından sağlam çıkmayı başarmıştır.
Yapımında, yumurtadan keçi kılına kadar birçok malzeme kullanılan köprünün inşaatında 456 kalıp da taş kullanılmıştır.

Hilâl şeklinde tasarlanan köprünün iki ayağının arasındaki mesafe 28.59 metre ve yüksekliği ise 20 metredir. Üst döşemesi kademeli olarak yapılan köprüden, böylelikle yayaların ve araçların daha kolay geçebilmesi sağlanır.

Köprünün hilâl şeklinde yapılmasının nedeni, Türk Bayrağı’ndaki hilâli temsil etmesidir. Ayrıca, ilk inşası esnasında köprüye, Türk eseri olduğunun anlaşılması için ay ve yıldız şekillerini barındıran bir taş eklenmiştir.

Mostar Köprüsü’nün iki ayağından birinin adı Tara, diğeri ise Helebiye’dir. Evliya Çelebi, Tara adlı ayakta bulunan kulede 3 ay kalır ve Seyahatname adlı eserinde, 16 imparatorluk dolaştığı hâlde Mostar’ın bir eşine rastlamadığını yazar.

Mostar Köprüsü’nün yıkılışı ve restorasyonu

Bosna – Hersek’te çıkan iç savaşta, Hırvatlar’ın Bosna’ya yardım götürmesini engellemek için, 9 Kasım 1993’te bombalanan Mostar Köprüsü; 1997 yılında Türkiye başta olmak üzere birçok devletin katkısıyla yine bir Türk şirketi tarafından tekrar inşa edildi.

Yapıma, önce köprünün temellerinin sağlamlaştırılmasıyla başlandı. Daha sonra, yıkım sırasında nehre dökülen taşlar Neretva’nın derinliklerinden çıkarıldı ve örnekleri alınarak civardaki taş ocaklarından aynıları getirtildi.

Köprüyü orijinal hâline getirebilmek için çok uğraş verildi. Kemerdeki kavisin sağlanması için ise, taşlara şekil verilerek birbirinin içine geçmesi sağlandı.

Kilit taşı

Osmanlı Mimarisi’nde, yeri büyük olan kilit taşına köprünün yeni hâlinde de yer verildi.

Osmanlı tekniklerinin aynen kullanıldığı kilit taşının kemere yerleştirilme çalışmaları; Haziran 2002’de başladı, Ağustos 2003’te ise son buldu. 111 sıra taşın 56. sırasında bulunan kilit taşı, köprünün tamamlandığını ifade etmektedir.

Köprünün yeni hâli ve kullanıma açılışı

Mostar Köprüsü’nün tüm yapım çalışmaları tamamlandıktan sonra köprü, genç sporcuların nehre atlayarak açılışını yaptığı bir tören eşliğinde 2004 yılında tekrar kullanıma açıldı.

Yeni hâliyle görenleri büyülemeye kaldığı yerden devam eden köprü ve şehir 2005 yılında “Dünya Miras Listesi”ne girdi.

Mostar Köprüsü ve çevresini keşfedin

Balkanlar’ın Sultan Süleyman’ın şiirlerine konu olmuş eşsiz doğal güzelliklerini keşfetmek, neredeyse her adımda karşınıza çıkan nehirlerin kıyılarında küçük gezintiler yapmak ve Bosna – Hersek’in hikâyesini sıcakkanlı halktan dinlemek için ilk durağınız Mostar olsun!

Mostar Şehri

Tarihi, kitaplardan okumaktan daha fazlasını isteyenler için Mostar; en doğru adres. Bir yandan şehrin buram buram tarih kokan havasını içinize çekerken bir yandan da Neretva’nın büyüsüne kapılabilirsiniz Mostar’da.

Osmanlı’nın eşsiz mimarisinin yeşil ve maviyle bütünleştiği şehirde görmeden ayrılmamak gereken yerlerden bazıları:

Türk Evi Biscevica

Bölgede yaşayan bir Türk ailenin evi olan Biscevica bugün, Osmanlı dönemindeki Balkan Türkleri’nin yaşam tarzlarını merak edenlerin uğrak noktası. 1635 yılında inşa edilmiş olan yapı en iyi korunmuş tarihi eserlerden biri.

Karagöz Bey Cami

Bir Mimar Sinan eseri olan cami, 1557 yılından1992 yılına kadar ayakta kalmayı başarır. Kubbesindeki nakışlar ve normal ölçülerden daha yüksek minaresiyle bölgenin en değişik ve ilgi çekici camisi olan Karagöz Bey, çıkan iç savaşta yıkıldıktan sonra yeniden inşa edilip ibadete açılmır. Caminin yanındaki medresede ise Mostar’ın en eski halk kütüphanesi mevcut.

Blagaj

Mostar’a yaklaşık 10 km. uzaklıkta küçük bir kasaba Blagaj. İçinden geçen Buna Nehri, nehre tepeden bakan evleri ve yeşilin her tonunu barındıran bu kasabanın her yeri kartpostallarda görülmeye alışılan kareleri getiriyor akıllara.

Etrafını çevreleyen dağların eteğine gizlenmiş kasabada, Bosna – Hersek’in her tarafında olduğu gibi, Osmanlı izlerini görmek mümkün. En önemli yapıysa 15. yüzyılda inşa edilmiş tekke. Bu tekkede uzun yıllar meditasyon ve eğitim hizmeti verildi.

Kasaba boyunca uzanan Buna Nehri’nin kaynağı da yine Blagaj’da. Nehrin kaynağı, Avrupa’nın en önemli beşinci doğal güzelliği seçildi.

Nasıl gidilir?

Türk Hava Yolları ve Air Bosna Hava Yolları’nın seferlerini kullanarak, Başkent Saraybosna’ya bir buçuk saat gibi kısa bir sürede ulaşmak mümkün. Buradan da tren veya otobüs kullanarak bir iki saat içinde Mostar’a geçiliyor.

 
Hemen başvurun, Maximiles'ın ayrıcalıklı dünyasında yerinizi alın.
Dünyada izinizi bırakacak yeni rotalar seçmek için tıklayınız.
 

Bu sayfalardaki açıklamalar Bankamız kriterleri dikkate alınarak sadece bilgilendirme amacı ile hazırlanmış olup, beklentilerinize ve tercihlerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu itibarla, anılan açıklamalarla ilgili herhangi bir garantimiz ve sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Kredi kartı ve MaxiMil ile alınan uçak biletlerinde, biletleme hizmetleri Entaş Turizm A.Ş. tarafından verilmektedir.