|
Bulutların arasındaki cennet: Ayder Yaylası

Karadeniz’le Fırtına Deresi’nin birleştiği noktadan dereyi takip ederek güneye doğru tırmanıldığında ulaşılır Ayder Yaylası’na. Etraf bulutlarla kaplanmaya başladığında bilinmelidir ki yayla çok uzakta değildir.
Deniz seviyesinden 1358 metre yükseklikte olan bu yayla, dev çam ağaçlarıyla çevrilidir ve yeşilin her tonunu barındırır.

Yaylaya tırmanırken etrafta küçük şelalelere, türkülere konu olmuş derelere ve bin bir çeşit çiçeğe rastlamak mümkündür. Zamanında Ayder’e bir baraj inşa edilmek istenmiş fakat bu doğal güzelliği tahrip etmemek adına projeden vazgeçilmiştir.
Ayder Yaylası’na ulaştıktan sonra biraz ileride yüksek ağaçlarla çevrili bir ormana rastlanır. Dünyada “Bal Ormanları” olarak tanınan bu ormanlar, meşhur “Ayder Balı’nın” kaynağı çiçeklere ev sahipliği yaparlar.
Ayder Yaylası, sadece doğal güzelliğiyle değil şifalı havası ve sularıyla da yeryüzündeki cennettir. Bu nedenledir ki yaylanın diğer adı “Şifa Yaylası’dır.”
Ayder Kaplıcaları

Türkiye’nin en ünlü kaplıcalarından biri olan Ayder Kaplıcalarının, 260 metre derinlikten çıkan 50 derece sıcaklığındaki suları, onlarca çeşit hastalığın tedavisinde önemli rol oynamaktadır.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin yapmış olduğu araştırmalar sonucu kaplıca suyunun; romatizma ve kireçleme gibi eklem hastalıklarının yanı sıra, sinir, sindirim ve dolaşım sistemi hastalıkları ayrıca sedef hastalığı ve sivilce gibi cilt sorunlarında da tedavi edici özelliği olduğu ortaya çıkmıştır.
Fakat tüm yararlarına rağmen kaplıcalar herkes için uygun değildir. Tansiyon ve kalp rahatsızlığı bulunanların kaplıcaları kullanmaması önerilmektedir. Bu nedenle yaylada 2450 metrekare alan üzerine kurulmuş tesiste, misafirler öncelikle doktor kontrolünden geçerler ve ardından misafirlerin suya girip giremeyecekleri belirlenir.
Tesiste ziyaretçiler, kaplıca havuzunu ya da odalarındaki banyoyu kullanarak şifalı sulardan yararlanabilmektedirler.
Ayder Kaplıca Tesisleri
Telefon: 0464 657 21 02
E-posta: info@ayderkaplicalari.com
Web: www.ayderkaplicalari.com
Ayder’de doğa yürüyüşleri ve dağcılık

Ayder Yaylası’nın kartpostal karelerini andıran güzelliğini keşfetmek için uzun yürüyüşler yapmak şart. Ayder Yaylası’nın yürüyüşe uygun düzenlenmiş yapısı, zengin bitki ve ağaç çeşitleri, Fırtına ve Hemşin Derelerinin coşkun çağıltılarıyla bu yürüyüşler unutulmaz bir deneyim yaşatır meraklılarına. Dağ çayırları arasında bulabileceğiniz frambuazlarla bu keyifli yolculuğu tatlandırmak da mümkün.

Eğer yürüyüşler esnasında yanınızda araziyi ve ormanı iyi tanıyan biri yoksa ormanın derinliklerine doğru ilerlememeniz tavsiye olunur. Doğal yaşamın her yönden kendini gösterdiği bu ormanlarda her an yabani bir hayvanla karşılaşılabilir.
Dağcılık için de elverişli olan arazi, bu sporla ilgilenenlerin de uğrak noktası olmuştur. Kaçkar Dağı’na kuzeyden tırmanış için yolculuğa Ayder’den başlanır. Tırmanış için burada son hazırlıklarını tamamlayan dağcılar, Kaçkar’ın zirvesine doğru yola çıkarlar.
Fırtına Deresi’nde rafting

Türkiye’nin en ünlü rafting parkuru olan Fırtına Deresi’nde bu akıl almaz deneyimi yaşamadan Rize’den ayrılmamak gerekir.
Her botta profesyonel sporcuların bulunduğu bu sporu; ilk kez deneyecekler için genellikle, 1. ve 2. derece zorluktaki akıntısı çok az olan bölgeler önerilir ve katılımcılarda “yüzme biliyor olma” şartı aranmaz.
Fakat Fırtına Deresi’nin 23 kilometrelik parkuru 3, 4 ve 5 olmak üzere üç seviyeden oluşmaktadır. Bu nedenle rafting denemesi yapmak için mutlaka yüzme biliyor olmanız gerekmektedir.
Ayder’de denemek istediğiniz her spor için;
Doğu Karadeniz Doğa Sporları Kulübü
Web: www.dokadak.com
Ayder’de horon
Doğal güzelliği, temiz havası ve şifalı kaplıcalarıyla milyonlarca turistin ilgisini çeken Ayder Yaylası’nda ziyaretçilerin hoşça vakit geçirmesi için düzenlenen eğlenceli aktivitelerden biridir, tulum ve kemençe eşliğinde horon.
Ayder’in uçsuz bucaksız yeşilliği üzerinde coşkuyla müzik çalıp dans eden yöre insanını görüp de bu coşkuyu paylaşmamak mümkün değildir elbette. Zaten horon bilseniz de bilmeseniz de birinin sizi kolunuzdan tutup çekmesiyle kendinizi bu neşeli insanların arasında bulmanız işten bile değildir.
Dünyaca ünlü Ayder balı

Ayder Yaylası’nı çevreleyen ve tüm dünyada Bal Ormanları olarak bilinen ormanlarda yetişen “Kafkas gülleri”, lezzeti ve doğallığıyla ün yapmış Ayder balının ana maddesini oluşturuyor.
Ormandaki gülleri dolaşan arılar, daha sonra yöre halkının yüksek çamların tepelerine astıkları tahta kovanlara geliyor ve Ayder balını meydana getiriyorlar.
Ayder balını bir bakışta diğer ballardan ayırmaksa çok kolay. Klasik bal renginden daha açık renkte ve daha bulanık görünümlü olan Ayder balı, karşıdan bakıldığında eritilmiş mumu andırıyor.
Ayder’de konaklama
Ayder Yaylası, 25 adet otel ve pansiyona ev sahipliği yapar. Dileyenler çoğu aile işletmesi olan bu sevimli otel ya da pansiyonlardan birini tercih edebilecekken, doğayla baş başa kalmak isteyenler Ayder’e çadırlarıyla birlikte gelip kamp alanlarından faydalanabilirler.
Yaylaya yakın tek yerleşim yeri olan Çamlıhemşin’de dilerseniz gördüğünüz ilk evin kapısını çalabilir ve bu misafirperver insanların evinde tanrı misafiri olarak bir öğle yemeği yiyebilirsiniz.
Ayder Yaylası’na nasıl gidilir?
Ayder Yaylası’na ulaşabilmek için önce Rize ya da Trabzon’a gitmek gerekiyor. Uçakla yaklaşık 1 saat süren bir yolculuğun ardından Trabzon Havaalanı’na iniş yapılıyor.
Eğer yaylaya tur eşliğinde gitmek istiyorsanız havaalanından şehir merkezine giden otobüsleri kullanarak Trabzon’da rahatlıkla bir tur şirketi bulabilirsiniz. Seyahatinizi kendi başınıza gerçekleştirecekseniz o zaman havaalanından Rize otobüsleriyle Rize merkeze kadar gidip buradan da Ayder’e giden minibüslere binmeniz gerekiyor.
|