|
Güre / Balıkesir

Tarihi mitolojik zamanlara dayanan Balıkesir’e bağlı Güre beldesi; şifalı kaplıca suları, Kaz Dağı’nın bol oksijenli havası ve Sarıkız Şenlikleri ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken, doğayla iç içe olan tatil yerlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı olan Güre; Edremit Körfezi’nde, Akçay’ın 4 km yakınında bulunuyor. Belde; yazın muhteşem dağ ve deniz havasıyla, kışın antik çağlardan beri kullanıldığı keşfedilen kaplıca sularıyla, dört mevsim ziyaretçilerini ağırlamaktan memnun görünüyor.
Tarihi
Güre’nin tarihi, yapılan arkeolojik araştırmalar sonucunda edinilen bilgilere göre binlerce yıl öncesine dayanıyor. Altınoluk-Ayvalık arasında yürütülen Ören-Adramytteion, Altınoluk-Antandros, Güre-Astyra kazı çalışmaları; Edremit Körfezi’nin antik çağlardaki yaşamına dair birçok bilgiyi su yüzeyine çıkarmakta.
Güre Kaplıcası’nın mermer kabartmaları incelendiğinde ise, kaplıcanın Roma dönemi eserlerinden biri olduğu ortaya çıkmış. Astyra antik kent merkezinin yakınlarında bulunan kaplıcanın döneminin popüler şifalı, sıcak su kaynaklarından biri olduğu düşünülüyor. Ünlü antik çağ tarihçisi Amasyalı Strabon, kaplıca yakınlarında çamur banyosu yapılan yerlerin de bulunduğundan bahsediyor.
Kaplıcanın bulunduğu bölgede 2007’de başlatılan kazı çalışmalarında, burada antik dönemden kalma bir hamam da keşfedilmiş. Yapılan onarım çalışmaları ile tarihe tanıklık eden yapının da dünya eserleri arasında yer alması bekleniyor. Ayrıca, kazı alanının 1 km yakınında bir kiliseye ait izlere de rastlanılmıştır.
Astyra antik yerleşim yerinin avcılık ve bereket tanrıçası Artemis’in kutsal alanlarından biri olduğu inanışı da mevcut. Bölgede yapılan arkeolojik çalışmalarda ele geçirilen Afrodit sikkesi ise Güre’nin mitolojik geçmişine ışık tutan değerli parçalarından biri. Doymuş Tepesi ve kaplıca bölgesi arasındaki alanda ortaya çıkarılan nekropol kalıntıları, dor stilindeki sütunlar, porfirden yapılmış lahitler ve mermerden oyulmuş taşların da Astyra’nın binlerce yıl öncesine dayanan geçmişini ispatlayan önemli buluntulardır. Bölgede ele geçirilen pişmiş tuğla ve topraktan yapılmış çanak ve çömlekler; diğer eserlerle birlikte değerlendirildiğinde antik kentte yerleşimin M.Ö. 4. yüzyıla kadar uzandığı ortaya çıkmaktadır.
Dünya literatürüne Artemis Astyrene olarak geçmesi tesadüf olmayan Güreli Artemis’in heykeli, Güre Belediyesi tarafından Çanakkale yolu üzerinde Güre kavşağına dikilmiş. Beldeye gelen turistleri karşılayan tanrıça heykeli, yörenin tarihi geçmişine dair ilk ipuçlarını veriyor.
Güre Kaplıcaları

Tarihi Güre Kaplıcaları; hem antik mimari yapılardan izler taşıması hem de eşsiz şifalı sularıyla son yıllarda sağlık turizmi açısından son derecede popüler olan kaplıcalardan biri durumunda.
Sıcaklığı 64 dereceyi bulan termal sularla ilgili analiz yapan Belçikalı ve Türk uzmanlar; Astyra kentinin sıcak su kaynaklarının içerisinde potasyum, sodyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve alüminyum gibi mineraller bulunduğunu belirtiyorlar. 10 günlük kaplıca suyu kürlerinin ise bazı kadın hastalıkları, kronik romatizmalar, cilt sorunları, guatr, kireçlenme, sedef, böbrek taşı ile karaciğer rahatsızlıkları için iyileştirici özellikleri bulunuyor.
Belediyeye bağlı termal otelde günlük ve haftalık olarak kiralayabileceğiniz size özel odalar ya da termal tesislerine günlük giriş ile Güre Kaplıcaları deneyimini yaşayabilirsiniz. Ayrıca kaplıca yakınlarında bulunan beş yıldızlı oteller de termal sularını lüks bir ortamda denemek isteyenler için faaliyette.
Sarıkız Efsanesi
Mitolojik ismi İda Dağı olan Kaz Dağları’nın adına festivaller düzenlenen, en meşhur efsanesi; Sarıkız’dır. İnanışa göre, Güre Köyü’nde yaşayan iyi kalpli Sarıkız, babası tarafından haksızlığa uğratılır ve birkaç kaz ile dağda tek başına bırakılır. Aradan uzun yıllar geçtikten sonra kızını ziyaret etmek isteyen baba, kızını bulur ve ondan su ister. Sarıkız, dağın tepesinden elini körfeze uzatıp tasını doldurur. O günden sonra Sarıkız’ın ermiş olduğuna inanılır. Sarıkız, hayatını bu tepede kaybeder.
Güre’nin yüksekteki yerleşim yerlerinden biri olan Kavurmacılar Köyü’nde yaşadığı düşünülen Sarıkız’ın anısına her yıl 15 Ağustos’ta festival düzenlenir. Edremit Körfezi’nin ilçelerinden gelen ziyaretçilerle kutlanılan şenlikte; keşkek, pilav ve nohut pişirilip şerbetler dağıtılır. 14-16 Temmuz arasında Akçay’da düzenlenen Zeytin Festivali’nde de Sarıkız temsil edilir. Sarıkız’ın kabri başında turistler tarafından çok ilgi gören bir dilek defteri de bulunmaktadır.
Güre’de gezilecek yerler
Dünyanın Alp Dağları’ndan sonra oksijeni en bol 2. yeri olan Kaz Dağları; temiz havası ve uzun sahiliyle, Ege’nin kalabalığından uzaklaşmak isteyen tatilcilerin yaz aylarında en çok tercih ettiği beldelerden biri.
Çamlıbel; Kaz Dağı ve deniz manzaralı dağ evleri ve zeytinyağlı yemeklerin zengin olduğu Ege mutfağının lezzetli tatlarının sunulduğu restoranlarıyla doğaseverler tarafından ilgi gören bir köy.
Güre İskelesi; uzun yürüyüş yoluyla yaz akşamlarının hareketli geçmesini sağlayan mekânlara ev sahipliği yapıyor. İskele çevresinde yer alan çay bahçeleri, restoranlar, barlar, balık ve hediyelik eşya tezgâhları; hem Güre sakinlerinin hem de turistlerin ilgisini çekiyor.
Nasıl gidilir?
Güre’ye İstanbul’dan özel aracıyla gitmek isteyenler için Bursa-Balıkesir-Havran ya da Tekirdağ-Çanakkale-Altınoluk yol güzergâhı bulunuyor. Aynı şekilde birçok otobüs firması da gün içinde farklı saatlerde bu beldeye sefer düzenliyor. Edremit Havaalanı ise yöreye ulaşmak için hızlı ve rahat bir alternatif.
Doğal güzellikleriyle görenleri kendine hayran bırakan Güre’ye gelip de sonrasında yerleşmeye karar veren birçok siyaset adamı, sanatçı ve yerli-yabancı turist bulunuyor. Bu tarihi kentte, bol oksijenli hava ve şifalı sularıyla geçireceğiniz birkaç gün ile sizler de Güre’nin doğal büyüsüne kapılmaktan kendinizi alamayacaksınız.
|