Skip Navigation LinksSeyahat Rehberi > Valizimden Dökülenler > Reyan Tuvi > Datça
 
  Skip Navigation LinksDatça

Badem çiçekleriyle gelen Datça baharı

Türkiye’nin en başdöndürücü baharlarından birini yaşar Datça. En erken açan bahar çiçekleri de Datça Yarımadası’nda görülür. Bahar, Şubat’ta badem çiçekleriyle birlikte gelir. Toprak yeşermeye başlamıştır bile. Bol yağmur ve sıcak hava, biraz Akdeniz ve biraz da Ege iklimi, toprağın fazla vakit kaybetmeden yeniden coşması demektir. Datça’nın havası, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir’in söylediklerini doğru çıkartır; ‘‘İklim tam insan boyutundadır. Sıcağı da soğuğu da, insan tahammülünü aşmaz. İklimi paltoyla, sobayla ya da yelpazeyle düzeltmeye gerek yoktur’’.


Badem Çiçekleri ve Değirmen

Mart ayının sonuna doğru bademler rakı sofralarına çağla olmuştur. Mart ve Nisan aylarında toprak bahar yağmurlarını çektikçe, papatya beyazına ve gelincik kırmızısına boyanır. Mayıs ayında papatyalar insan boyundadır. Sarı, mor, mavi, pembe anemonlar yani dağ laleleri açar. Mayıs’ta kıyı karanfilleri ortaya çıkar. Portakal ve limon çiçekleri her tarafı kaplar. Kokular iştah açıcıdır. Mavimsi yapraklarıyla Datça hurması çiçek açar. On küsur orkide çeşidi belirir baharda. Bahar, endemik bitkileriyle koruma altında olan 6 milyon yıllık kumul Gebekum fosili için de uyanış demektir. Böcekler, yer sıçanları, bukalemunlar ortaya çıkar. Hava o kadar berraklaşır ki Simi ve Rodos elinizle dokunabilecekmişsiniz gibi yakın görünür. Sıcaklığın 24- 26 dereceye çıktığı olur. Deniz soğuktur ama meraklısı da vardır. Datça’yı gerçekten sevenler ve bilenler bu aylarda burada vakit geçirmek isterler. Bisikletler ortaya çıkarılır, dağ tepe yürüyüş ruhuna girilir, kucak dolusu otla geri dönülür. Ebegümeci, dallama, kışıyak, tilkicik, iğnelik, kuzukulağı, cibez, kuzugöbeği mantarı, arapsaçı, su kayzağı, su teresi, çoban kaldıran gibi çeşit çeşit ot pişirilir. Dağ nanesi, adaçayı, Datçalılar “ana kokusu” dediği kekik ve biberiye mutfaklardan eksik olmaz.

Datça Baharı

Her yıl Mayıs ayının ilk Pazar günü, sabah, Datça Limanı’nda bir kalabalık toplanır. 10 yıldır yapılan Datça’ya özel bu geleneksel aktivite “Akdeniz’den Ege’ye Dostluk Yürüyüşü”dür.  Datçalılar ve isteyen herkes, yürüyüşe hazır ve ellerinde birer toprak su testisiyle katılırlar. Önce Kumluk Plajı’nda  testiler Akdeniz’in serin sularına daldırılır. Akdeniz’in kıyısından başlayan ve Ege Denizi’ndeki Gereme Koyu’nda sona eren bu iki saatlik yürüyüşte yel değirmenlerinden, zeytin, badem ağaçlarından, tarlalardan, kış yağmurlarıyla canlanmış derelerden geçilir. Buluşma noktasında testi testi Akdeniz suyu Ege’ye dökülür. Dünyada bir denizden diğerine yapılan bir başka yürüyüş var mıdır acaba? Halk inanışına göre de, yarımadanın bu en dar yerinden geçen artık Datçalı sayılır ve uzun, sağlıklı bir yaşam sürer.                                                     


Datça Çağlası

Datça’nın üç ‘’b’’ si dillere destandır. Balı, bademi ve balığı... Bence bademinin ünü su götürmez. Datça bademi gerçekten de Türkiye’nin en kaliteli bademi olarak anılır. Nurlu, ak, kababağ, dedebağ, sıra ve diş... Hepsinin boyutları ve lezzetleri farklıdır. En kalitelisi nurlu en kolay yeneniyse kabukları ince olan dişli bademdir.                                                      


Badem Çiçekleri

Datça bademinin ününe ün katmak için Datça Kaymakamlığı ve Turizm Otelciler Derneği “yıldız yerine badem” uygulaması başlattı. Konaklama tesisleri konukseverlikleri, temizlikleri ve konumları açısından bademlerle değerlendirilecek artık. Değerlendirmenin ardından da “bir bademli”, “iki bademli” ve ”üç bademli” olarak anılacaklar.                                           


Villa Aşina

Bol badem alacağını tahmin ettiğim otellerden biri de Villa Aşina (www.villaasina.com). 17 odalı otel,  adeta Simi ve Rodos adalarını kucaklayan bir kartal yuvası. Ege- Akdeniz mimarisindeki otel Aşina’nın, hepsi farklı isimlendirilmiş ve döşenmiş, manzaralı odalarının yanısıra başka keyifleri de var; havuzlu bir bahçe, taş ve ahşap dekorasyon, Ulalı ustaların el emeği tavanları, buldan bezi, kanaviçe gibi yerel malzemeler, duvarlarda Datça çiçekleri fotoğrafları, kahvaltısı, çay saatinde fırından yeni çıkmış çörekler, mutfağındaki deniz ürünleri ve Datça otlarıyla yapılan mezeleri, Villa Aşina şerbeti, usta elden çıkmış deniz ürünleri, sakızlı muhallebi, hurma tatlısı ve fırında helvası .…


Olive Farm

Datça’nın 450 dönüm arazi içinde, zeytin ve narenciye ağaçları arasına kurulmuş bir zeytinyağı fabrikası var. Olive Farm (www.olivefarmguesthouse.com ), aynı zamanda bir çiftlik ve konukevi. Adaçayı, kekik, portakal ve yasemin kokuları arasındaki ahşap yolları takip ettiğinizde kendinizi portakal ağaçlarının arasına saklanmış serin bir havuzun başında buluyorsunuz. Havuz, jakuzi ya da hemen ağaçların arasındaki buhar odasını tercih edebilir, kitaplıktan seçtiğiniz bir kitaba dalabilir, yaşlı bir zeytinağacının bulunduğu restoranında Datça lezzetlerini tadabilir, yolunuza çıkan midillileri severek binlerce sertifikalı organik ağaçtan elde edilen organik zeytin ve zeytinyağının yanısıra zeytinyağı içeren doğal kozmetik ürünlerin satıldığı Mill’e uğrayabilirsiniz. Dükkanın hemen arkasındaki fabrika kısmında, zeytinyağı üretimi anlatılıyor. Hatta hasat mevsiminde buradaysanız, zeytin toplama etkinliklerine katılmak eğlenceli.


Datça Koyları

Bükler ve köyler

Datça’ya ‘’dünyanın en büyük açıkhava tımarhanesi’’ yakıştırmasını uygun gören Can Yücel’le özdeşleşmiş ve büyük ölçüde korunmuş olan Eski Datça’nın yanısıra Datça Yarımadası’nı gezerken ‘’bük’’ denilen koylara da uğramak gerek. Günbatımından önce antik kent Knidos’a varmak en ideali. Datça- Marmaris yolunun 3. km.’sindeki Knidos sapağından batıya dönerek, ardından da Mesudiye köyü tabelalarını takip ederek ilerlemeniz gerekiyor. Yol çam ormanlarından geçer ve 2.5 km sonra Mesudiye köyünün koylarından biri olan Hayıt Bükü’ne varır. Kıyı boyunca mütevazı kahveler, restoranlar ve pansiyonlar var. Bu koyun hemen doğusundaki Kızılbük’ten Datça 20 km. Hayıt Bükü’nden batıya doğru, 1 km. sonra varılan Ova Bükü’nün sahili Hayıt Bükü’ne göre daha uzun ve çakıllı. Burada kamping alanı da bulmak mümkün. Datça’ya giden kime sorsanız Palamut Bükü’nü bilir. Artık bir sahil kasabası görünümünü almış olan Palamut Bükü, koylar arasında en popüleri. Burada kalmayacaksanız da, piknik ve barbekü alanı bulunan Kamping Mustafa’yı (Palamutbükü, 0537 352 03 24) atlamayın. Çadırcılar, karavancılar, denize 20 metre mesafedeki bu kampingi iyi bilir. Bense, yurtdışında uzun yıllar aşçılık yapmış olan Mustafa Bey’in samimiyetini ve yemeklerini unutamadım. Kiremitte balık, deniz mahsülleri, tandır kebap, ballı-susamlı kavunu lezizdir ama çakılların üzerinde, tenekede pişirdiği soslu tavuğu onun en büyük spesiyalitesidir. Masanız kumsalda, yıldızların altında olsun. Ova Bükü- Palamut Bükü yolu üzerinde iki bakir koy var. Ova Bükü’nden 3.5 km mesafedeki Kurubük ile 2 km. daha ilerideki, Datçalılar’ın denizinin berraklığından dolayı Akvaryum olarak da adlandırdığı Akçabük. Manzaralı molalar vermek için karşınıza birçok fırsat çıkacak. Palamut Bükü’ne yaklaşırken vadinin içinde badem ağaçları belirecek. Küçük bir limana ve 2 km.’lik bir plaja sahip olan bu koy, mavi yolculuğa çıkanların ve günübirlik tur teknelerinin rotası üzerinde yer alır.

Yol, Palamut Bükü’nden Knidos’a doğru devam eder. Yol üzerinde geçimlerini tarımdan ve özellikle de bademcilikten sağlayan köyler var. Yakaköy ve Yazıköy’ün köylüleri Knidos yolu üzerinde, badem, bal, zeytin, zeytinyağı, keçiboynuzu ve keçiboynuzu pekmezi gibi ürünler satar. Köyleri gezerken, Datçalı kadınlarla birlikte taşla badem kırmak ya da kahvelerdeki sohbetlere katılmak için zaman yaratın.


Knidos

Yazıköy’den 8 km’lik virajlı bir yol, yarımadanın en uç noktasındaki, antik çağın en zengin liman kentlerinden biri olan, konumu etkileyici Knidos’ta denize ulaşır. Burada bir yanınız Ege bir yanınız Akdeniz’dir. Knidos’un ününün asıl nedenlerinden biri, dünyada çıplak olarak tasarlanmış ilk kült Afrodit heykeli olan ve bugün dünyada birçok kopyası olmasına rağmen orijinali bulunamamış Knidos Afroditi’dir. M.Ö. 4. yüzyılda heykeltıraş Praksiteles’in yaptığı heykel, o dönem için büyük cüret gerektiren ve yenilik getiren bir sanat eseri olarak kabul edilmişti. Praksiteles, Kos Adası’nın siparişi üzerine iki Afrodit heykeli yapar. O zamana kadar tanrı heykelleri tamamıyla çıplak yapılır ancak tanrıça heykelleri hafif de olsa örtülü olurdu. Praksiteles’in yaptığı heykellerden biri çırılçıplaktır, ada halkı bunu müstehcen bulur ve geri çevirir. Oysa Knidoslular heykeli beğenir ve bunu satın alarak kentin en yüksek terasına, hem Ege’den hem de Akdeniz’den görülecek şekilde yerleştirirler. Ünlü tarihçi Lusien, banyodan yeni çıkmış ve elinde giysisini tutan Afrodit hakkında şunları söyler; ‘’Güzelliğini hiçbir şey örtmemiş, sol elinin eğimiyle kapadığı yerden başka’’.


Mehmet Ali Ağa Konağı Baş Oda

Datça köylerinden Reşadiye’de Türkiye’nin en güzel otel restorasyonlarından biri var. Burası, halkın, uzun yıllar ‘’Goca ev’’ olarak adlandırdığı, 195 yıllık Mehmet Ali Ağa Konağı (www.kocaev.com). Datça Yarımadası beyinin yaşamış olduğu konakta, kalemişleriyle bezeli, sedir kokulu odalar içinde Başoda, adeta bir müze. Ayrıca Konak Odaları ve Taş Odalar da var. Konağın kütüphanesi, şarap mahzeni, hamamı, Taşbar ve Taş Fırın’ı, narenciye bahçesi ve geniş bir avlusu da bulunuyor.


Datça Baharı

Halkı Datça’yı “çıkmaz sokak” diye tanımlar. Birçok turist içinse yolu “sapa”dır. Aslında Datça bugün bu kadar bakir bir doğaya sahip olmasını büyük ölçüde coğrafi konumundan kaynaklanan bu sıkıntısına borçludur. Ve Datça’nın baharı, her zaman, bu sapa yola çıkmanın ne kadar doğru bir karar olduğunu size hatırlatacaktır.   

 
Hemen başvurun, Maximiles'ın ayrıcalıklı dünyasında yerinizi alın.
Dünyada izinizi bırakacak yeni rotalar seçmek için tıklayınız.
 

Bu sayfalardaki açıklamalar Bankamız kriterleri dikkate alınarak sadece bilgilendirme amacı ile hazırlanmış olup, beklentilerinize ve tercihlerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu itibarla, anılan açıklamalarla ilgili herhangi bir garantimiz ve sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Kredi kartı ve MaxiMil ile alınan uçak biletlerinde, biletleme hizmetleri Entaş Turizm A.Ş. tarafından verilmektedir.