|

Güney Avustralya’nın başkenti olan ve Gulf St. Vincent sahilinin ortasında yeşilliklerle kaplı bir alanda kurulu olan Adelaide; şık mimarisi, butik mağazaları, plajları, sanat etkinlikleri ve gece hayatıyla ziyaretçilerinin gönüllerini fethetmeyi kolayca başarır.
Genellikle kozmopolit kentlerin insanları tarafından sakin ve tekdüze bir şehir olarak tanımlansa da, aksine birçok kişide Adelaide’in büyük şehirler arasında tanımlanamayacak bir inceliğe ve sevimliliğe sahip olduğu kanısı vardır.
Bölgeye ilk yerleşimciler, 1836 yılında gelmiş ve bugün Glenelg denilen bir ağacın dibinde durup buranın yeni bir koloni olduğunu ilan etmişlerdir. Avustralya Kralı IV. William döneminde kurulan Adelaide, adını o dönemin kraliçesinden alır. Şehrin tamamı kâğıt üzerinde tasarlanmış, daha sonra pratiğe dökülmüştür. Merkezde bulunan caddelerin, hâlâ bu planın eserleri olduğu söylenebilir.
Tepeleri, deniz kenarındaki semtleri ve düzgün planlanmış yapısıyla Adelaide, Avustralya şehirleri içinde en Avrupai yapıya sahip olanıdır. Parlamento binası, uzun demiryolu hatları size bir Avrupa başkentini anımsatacaktır. Ayrıca nüfusu bir milyonu aşan bu kentte kültür ve yaşam önemli bir yer tutar. Bu nedenle kimilerince kent, Avustralya’nın kültür başkenti olarak görülür.
Avustralya şaraplarının üçte birinin sağlandığı üzüm bağları, plajları, kentsel dokusu, dağ manzaraları ve çölleriyle Adelaide, Güney Avustralya’da bir sentezler başkentidir. |