|
| |
| |
Nereler Gezilir ? |
|
 |
New York eyaleti, Manhattan, Bronx, Queens, Brooklyn ve Staten Island olmak üzere 5 bölgeden oluşur. New York’a gelen ziyaretçilerin ilgi odağı genelde Manhattan olur. “New York City” dendiğinde kastedilen yer, Manhattan’dan başka bir yer değildir.
Manhattan
Manhattan’da tıpkı New York gibi bölümlere ayrılmıştır. Gezi planınızı Manhattan’ın bu özelliğine göre yaparsanız, çok daha kısa sürede, Manhattan’ın görülmeye değer pek çok yerini ziyaret edebilmiş olursunuz. Söz konusu bu bölgeler güneyden kuzeye doğru, sokak numaralarına göre bölünmüş olan Downtown Manhattan, Midtown Manhattan ve Uptown Manhattan’dır.
Bir Not: Manhattan’ı dolaşmak başta karışık gelebilir ama bir ızgarayı andıran sokak ve cadde düzenlemesi, aradığınız yeri bulmanızı kolaylaştırıyor. Manhattan’da doğudan batıya doğru numaralandırılmış, kuzeyden güneye uzanan 12 avenue (cadde) ve bu caddeleri paralel olarak kesen 220 tane street (sokak) vardır. Sokakların numaralandırılması ise adanın kuzey ucundan güneyine doğrudur.
Downtown Manhattan
Özgürlük Anıtı ve Ellis Adası (Statue of Liberty and Ellis Island)
New York’un ve ABD’nin sembolü sayılan Özgürlük Anıtı, Fransa’nın Amerika’ya bir armağanı. 1886’dan beri ‘Yeni Dünya’ya gelen göçmenleri karşılayan Anıt, turistlerin de ilgi odağı.
Anıt, Fransa’da yapımı tamamlandıktan sonra parçalara ayrılıp Amerika’ya taşınmış ve burada 1886’da tekrar birleştirilerek ulusal bir anıt hâline gelmiş.

Günümüzde New York’a gelen her turistin ziyaret etmek istediği Anıt’ı gezmek için öncelikle Battery Park’a gelmeniz gerekiyor. Battery Park’a gelmek için en kısa ve en ucuz yol, metroyla Bowling Green durağına kadar gelmenizdir. Otobüsleri de kullanabilirsiniz ama bu zaman kaybı olacaktır. Önce Liberty Island’a sonrasında da Ellis Island’a giden feribotlar, buradaki South Ferry dokundan kalkar. Alacağınız bir biletle her iki adayı da gezebilirsiniz. Anıt’ın içini gezmek için sınırlı sayıda tura izin verilmekte. Anıt’ın içini görmek istiyorsanız biletlerinizi önceden almanızda fayda var. Biletler Castle Clinton National Monument’tan alınır. Telefonla bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için +1 (212) 269 5755’i arayabilirsiniz.
Adaya geldiğinizde Anıt’ı gezmek için iki seçeneğiniz var. Promanade ve Observatory Tour. Eğer zamanınız kısıtlıysa size 20-30 dk süren Promanade Tour’u öneririz. Bu turda Anıt’ın lobisinden çıkılabilen, yıldız şeklindeki tarihi Fort Wood‘u gezebilir ve buradan New York Limanı manzarasını izleyebilirsiniz. Ayrıca lobide bulunan, Anıt’ın yapılışıyla, tarihiyle ilgili sergiyi de gezebilirsiniz. Observatory Tour ise; bunlara ek olarak, heykelin içine yerleştirilen cam tavan sayesinde heykelin iç yapısını görebileceğiniz platformu da içerir. Bu tura katılanlar, bir asansörle 10. kata çıkartılırlar ve buradan bu cam tavan sayesinde heykelin içini görebilirler. Buradan dışarıya da çıkabilirsiniz. Amerika’nın özgürlük sembolü olan Anıt’a en yakın olabileceğiniz nokta burasıdır, çünkü taç kısmına girişe, güvenlik nedenleri dolayısıyla izin verilmemekte ve meşale de 1916’dan beri kapalı tutulmaktadır. Bu noktada kafanızı kaldırıp baktığınızda, Anıt’ı pek göremezsiniz ama biraz uzaklara baktığınızda muhteşem bir Manhattan ve Brooklyn manzarasına şahit olursunuz.
Daha detaylı bilgi almak isterseniz; www.nps.gov/stli ve www.statueofliberty.org adreslerini ziyaret edebilirsiniz.
Battery Park, Museum of Jewish Heritage ve National Museum of American Indians
Anıt gezinizin öncesinde veya sonrasında Battery Park’ta da biraz zaman geçirebilirsiniz. Manhattan’ın güney ucunda harika yürüyüş yolları ve paten yolları bulunan bu yeşillik alanda gün batımını seyretmek de ayrı bir tat.
Bowling Green metro durağından çıktığınızda çok yakınınızda kalan Museum of Jewish Heritage (Yahudi Müzesi)’ı da gezebilirsiniz. Müzede Yahudi yaşamına ve kültürüne özgü galeriler ve multimedya gösteriler sergilenir. Müzenin 2. katı, Soykırıma ilişkin sergilere ayrılmıştır. Diğer bir katında ise günümüz Yahudileri’nin hayatlarına ilişkin sergiler gezilebilir.

Pa-Sa 10.00-17.45, Çrş 10.00-20.00, Cu 10.00-15.00 saatleri arasında müzeyi gezebilirsiniz. Müze; Cumartesi ve Yahudi bayramlarında kapalı.
Bu civarda gezebileceğiniz diğer bir müze ise National Museum of American Indians (Amerikan Yerlileri Müzesi)’tır. Amerikan Yerlileri’ne ait kültürün ve el yapımı eşyaların sergilendiği müzeye giriş ücretsiz. Bu unutulmaya yüz tutmuş kültür hakkında bilgi sahibi olmak isteyenler, müzede yapılan film gösterimlerine katılabilir ve geniş bilgi arşivinden yararlanabilirler.
Wall Street
Battery Park’tan yürüme mesafesinde bulunan Wall Street, Manhattan’ın en ünlü sokaklarından biridir. Çoğu ziyaretçi burayı biraz karanlık ve kasvetli bulabilir, çünkü çok yüksek binaların olduğu bu bölgede sokaklar çok dardır.
Artık sembolik bir anlamı olsa da, 1653 senesinde New York’un Hollandalı valisi Peter Stuyvesant, kolonicileri İngilizler’den korumak için bu bölgeye bir duvar yaptırmış. Bu duvar yıkılalı çok olmuş ama sokağa adını veren de yine bu duvar olmuş.

Borsayla ilgili olmasanız bile Broad Street No.8- 18’de bulunan New York Borsası’nın (New York Stock Exchange) binasını görmelisiniz. 11 Eylül’e kadar bu binada halka açık bir galeri ve ziyaretçi merkezi vardı ama artık kapalıdır.
Ayrıca New York’un Finans Merkezi’nin ve Wall Street’in sembolü hâline gelmiş bronz Wall Street Boğa’sıyla da bir fotoğraf çektirmeden dönmeyin.
Ground Zero ( World Trade Center)
11 Eylül 2001 tarihine kadar, New York’a gelen turistlerin Downtown Manhattan gezisi, World Trade Center (Dünya Ticaret Merkezi)’nin ikiz kulelerini görmek üzere bu noktadan başlardı. Binlerce kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısından sonra, bir zamanlar kulelerin yer aldığı bu bölgeye artık Ground Zero (Sıfır Noktası) denilmekte ve hâlâ turistlerin ilgi odağı olma özelliğini korumakta.

Terör saldırısından sonra yıkılan kulelerin yerine ölenlerin anısına bir Anıt dikildi. Ayrıca kulelerin yerine yapılan yeni inşaatı da izleyebileceğiniz Viewing Wall denilen özel bir bölme de bu bölgede bulunmakta. Burada, o gün hayatını kaybedenlerin listesi, yakınlarını kaybedenlerin yazdığı notlar ve yapılan röportajlar sergilenmekte.
Brooklyn Köprüsü ve South Street Seaport
1833’te açıldığında Brooklyn Köprüsü (Brooklyn Bridge), dünyanın en büyük asma köprüsüydü. Manhattan ve Brooklyn’i birbirine bağlayan köprü, gotik tarzdaki mimarisiyle görülmeye değer bir özellikte.
Brooklyn Köprüsü’nün en güzel izleneceği yer ise South Street Seaport. Wall Street’e yürüyüş mesafesiyle 10 dk uzaklıkta ve günümüzde daha çok bir mesire yeri hâlini almış. South Street Seaport Museum (Denizcilik Müzesi) ise bu bölgede gezebileceğiniz bir müze.

Müze gezmek veya alışveriş yapmak istemiyorsanız, bölgedeki restoranlarda çeşitli deniz mahsulleri tadabilirsiniz. Eğer çok aç değilseniz de, Brooklyn Köprüsü’ne karşı oturup şehre özgü tatlardan -bir pretzel ya da bir bagel ve bir fincan kahve- atıştırabilirsiniz ve şehrin bir diğer simgesi olan bu muhteşem manzarayı fotoğraflayabilirsiniz.
Biraz daha kuzeye doğru çıktığımızda ise; Manhattan’ın güney ucunun en ünlü mahallerine geliriz. Mesafe olarak birbirlerine yakın olan bu mahalleler birbirlerinden uzak kültürler barındırırlar. Bu mahalleler; Chinatown, Little Italy, Tribeca, Greenwich Village, Lower East Side ve Soho’dur. Kırmızı gezi otobüsleri bu mahallelerden geçer ve her mahallede bir durağı vardır. Mutlaka görmeniz gereken bu mahalleleri, in-bin (hop on-hop off) yaparak gezebilirsiniz.
Bir Not: Seaport’ta aynı gün içindeki temsiller için indirimli bilet alabileceğiniz bir TKTS gişesi bulunmakta.
Chinatown

Adından da anlaşılacağı üzere bu mahalle, New York’un meşhur Çin Mahallesi’dir. Burada sayıları 200’ü aşan restoranlarda gerçek Çin yemeklerini tadabilir ve ufak tefek hediyelikler, ucuz elektronik eşyalar ve egzotik Çin meyveleri alabilirsiniz. Çinlilerin yoğun olarak yaşadığı bu bölgede, Ocak- Şubat ayları arasında Çin Yeni Yılı kutlamaları, oldukça renkli ve eğlenceli geçer.
Little Italy

Chinatown’la komşu olan Little Italy, Amerika’nın küçük İtalya’sıdır. İtalyanlar’ın yemek konusundaki ünü, Atlantik Okyanusu’nun bu tarafına da yayılmıştır. Bu mahallede bol soslu bir spagetti ve bir kadeh ev yapımı şarap tadabilir ve ünlü İtalyan markalarının ürünlerini satın alabilirsiniz. Küçük hediyelik eşyalar ve İtalya’dan ithal edilmiş gıda mamülleri de alışverişinizi renklerdirecek ufak ayrıntılar.
Greenwich Village ve East Village
14. Street’ten Houston Street’e uzanan ve genelde ‘Village’ olarak anılan bu bölgenin batıda kalan kısmına Greenwich Village, doğuda kalan kısmına ise East Village denir.
Greenwich Village’ın en kalabalık yeri New York Üniversitesi’nin binalarıyla çevrilmiş ve artık Üniversite’nin kampüsü sayılabilecek olan Washington Square Park’tır. Bu parkta en popüler aktivite ise satranç oynamak diyebiliriz. Şehrin bohem yüzüyle tanışacağınız Greenwich Village, 1970’lerden bu yana sanatçılara, yazarlara ve sanatseverlere kucak açmış bir bölgedir. Günümüzde aksesuar mağazalarının, antikacıların ve dünya mutfaklarından farklı tatları keşfedebileceğiniz pek çok restoranın bulunduğu Bleecker Street, bölgenin en önemli alışveriş sokağıdır. Ama Village’ta sokaklar Manhattan’ın genelin aksine, çok karışıktır. Kaybolmamak için özellikle bu bölgede daha dikkatli olmanızı tavsiye ederiz.
Gündüzleri alışveriş için gelebileceğiniz Greenwich Village’a, akşamları, dünyaca ünlü müzisyenlerden caz ve blues müziğinin en iyi örneklerini dinlemek için de gelebilirsiniz. New York’a gelmişken, bu şehirle özdeşleşmiş müzik türleri olan caz ve blues’la dolu bir gece geçirmeden dönmek olmaz. Greenwich Village’daki onlarca caz bardan özellikle Christopher Street ve Bleecker Street’teki barları listenizin başına almanızı tavsiye ederiz.

East Village ise Greenwich’e göre daha yoksuldur ve kentin merkezi yerlerindeki kiraları karşılayamayan küçük butikler, restoranlar ve takı dükkânlarını burada bulabilirsiniz. Greenwich Village’ın zamanla azalmaya yüz tutmuş bohem ruhu, East Village’ta hâlâ canlılığını korumaktadır. En ünlü sokakları olan St Mark’s Place
ve Avenue A’da dolaştıktan sonra akşam da bir caz kulübünde müzikle dolu bir akşam geçirebilirsiniz.
Bir Not: New York’ta yaşayan dünyaca ünlü saksafon ustası İlhan Erşahin’in Nublu adındaki caz barı alternatifleriniz arasında.
SoHo ve TriBeCa
SoHo ismi; South of Houston’un (Houston Caddesi’nin güneyi) kısaltmasıdır ve eskiden ağırlıklı olarak atölyelerin ve küçük işletmelerin bulunduğu bir bölgeyken günümüzde pahalı kafelerin, restoranların, sanat galerilerinin ve modayı yakından takip eden mağazaların yer aldığı bir mahalle hâline gelmiştir. Village’ın giderek pahalılaşmasıyla, güneye kaçan sanatçılar, SoHo’yu kendilerine mesken edinmişlerdir ve bu akımın başını Andy Warhol çekmiştir. SoHo’da eskiden ucuz olduğu için yerleşilen küçük tavanarası evler, günümüzde milyonlarca dolara satılmakta.
SoHo’da yapılacak en güzel şey, sanat galerilerini dolaşmak, çok çeşitli mutfaklar sunan restoranlarda yemek yemek, kafelerde dinlenmek ve en ünlü alışveriş caddesi olan Broadway’de alışveriş yapmaktır.

Zamanla SoHo da Greenwich Village gibi pahalılaştığından sanatçılar daha güneybatıya doğru yani Financial District’tin (Ada’nın en güney ucuna verilen isim) batısından Canal Street’e kadar uzanan, üçgen şeklindeki bölgeye, TriBeCa (Triangle Below Canal) kaydılar. Diğer komşuları gibi TriBeCa da zamanla bohemleşti ve burada da çeşitli sanat galerileri açıldı. Pek çok ünlü sanatçının yaşadığı TriBeCa’nın pahalı tavan arası evlerinin sahiplerinden biri de Robert De Niro’dur. TriBeCa Grill adında bir restoranın da sahibi olan Robert De Niro, TriBeCa Film Festivali’nin de ortaya çıkmasına yardımcı olmuş bir isim.
Midtown Manhattan
Midtown Manhattan olarak kastedilmek istenen bölge kabaca,14th Street’ten 59th Street’e kadar olan bölgedir. Burası Manhattan’ın iş hayatının kalbinin attığı yerdir. New York için simgeleşmiş olan pek çok yapıyı, Midtown Manhattan’da görme imkânı bulabilirsiniz. Filmlerden aşina olduğunuz, şehrin meşhur gökdelenleri, Empire State Building ve Chrysler Building, Times Meydanı ve Rockefeller Center buradadır. Ayrıca birçok ünlü tiyatronun ve müzikalin sergilendiği Broadway’in ve alışverişin kalbi diyebileceğimiz 5th Avenue de Midtown Manhattan’ın alamet-i farikalarından.
Times Square (Times Meydanı) – Theater District (Tiyatro Bölgesi)
Adını New York Times’dan alan Times Meydanı, ziyaretçilerini büyüleyen, ışıltılı ve şık otellerin, restoranların bulunduğu ve yeni ofislerin kurulduğu dünyanın en ünlü meydanlarından biri. Eskiden sevimsiz ve iç karartıcı bir meydanken günümüzde Times Meydanı, yeniden hayat bulmuş ve Manhattan’ın en canlı ve eğlence dolu yeri hâline gelmiş.

Theater District (Tiyatro Bölgesi) ise; 42nd Street’ten 53rd Street’e kadar 6th ve 8th Avenue arasında kalan bölgedir diyebiliriz. Bugün Broadway olarak bildiğimiz en ünlü bölüm ise 42nd Street’tir. Bu civarda birbirinden ünlü tiyatrolar bulunmaktadır. İmkânınız ve zamanınız olursa burada sergilenmekte olan bir müzikali ya da tiyatro oyununu izlemenizi tavsiye ederiz fakat biletlerin çok önceden tükendiğini unutmayın.
42nd Street’in güneyinde Madam Tussaud’s Wax Museum (Balmumu Heykel Sergisi) da ziyaret edilmesi gereken yerlerden.
234 West 42nd Street (7th & 8th Avenue arasında)
www.nycwax.com
45th Street’teki Virgin Mega Store ve 44th Street’teki MTV Times Square Studio’sunun satış yerleri de sürekli ziyaretçi alan yerlerden.
Kentin ana otobüs terminali olan Port Authority de 42nd Street 8th Avenue’da yer alır. Sürekli kalabalık olan bir terminal olmasından biraz ürkütücü gelebilir ama eskiye göre burası da günümüzde oldukça iyi durumdadır denebilir.
Yine turistlerin gözdesi olan Hard Rock Cafe de bu bölgede, West 57th Street’tedir. Hard Rock Cafe zincirinin oldukça büyük bir şubesi olan bu kafede Hard Rock Cafe’ye özel kupalardan t-shirtlere, çantalardan bardaklara kadar pek çok hediyelik eşya alabilirsiniz. Alt katında ise Rock tarihine isimlerini yazdırmış pek çok sanatçıya ait eşyaların yer aldığı sergi salonunu gezebilirsiniz. Cafe kısmında ise yemek yiyip içkinizi yudumlayabilirsiniz.
Rockefeller Center
1930’larda John D. Rockefeller tarafından kurulmuş, dünyanın tek bir kişiye ait olan, en büyük iş ve eğlence kompleksi olan Rockefeller Center’daki binalarda 30’dan fazla restoran, özel mağazalar ve bir de buz pateni pisti bulunmakta. Bu binaların en ünlülerinden biri ise; Radio City Music Hall’dur. 6.000 kişilik tiyatrosuyla dünyanın en büyüklerinden biri olan bu yapı, Noel kutlamaları için popüler bir mekândır.
www.rockefellercenter.com ve www.radiocity.com adreslerinden detaylı bilgi alabilirsiniz.

Museum of Modern Art (Modern Sanat Müzesi)
5th ve 6th Avenue arasında 53th Street’te bulunan Museum of Modern Art, Midtown Manhattan’ın en önemli kültür merkezlerinden biri.
1880’den bu yana üretilmiş sanat eserlerinden oluşan koleksiyon kapsamında pek çok ünlü isme ait eserler sergilenmekte. Örnek vermek gerekirse; Van Gogh, Rousseau, Monet, Picasso ve Salvador Dali’nin bazı eserleri; bu ünlü müzenin koleksiyonun parçaları arasında.
Ziyaret Saatleri: Çrş-Pzt. 10.30-17-30, Cu. 20.30’a kadar. Giriş ücretli.
Web: www.moma.org
United Nations (Birleşmiş Milletler)
2. Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası barışı sağlamak için kurulmuş Birleşmiş Milletler’e ait binalar da Midtown Manhattan’ın önemli yapılarından. Genel sekreterlik, cam-mermer karışımı olan yüksek binada çalışır. Genel Kurul ise toplantılarını iç bükey bir terası olan, alçak binada yapar.
Toplantı olmadığı günlerde binanın içinde düzenlenen turlara katılabilirsiniz.
Adres: 46th St. and First Ave.
Web: www.un.org
Empire State Building (Empire State Binası)
New York’un en yüksek ve en ünlü gökdelenlerinden birisi olan Empire State Building, 102 katlı, 1.860 basamaklı, 443 metreyi bulan yüksekliğe sahip muazzam bir yapı. Sabah 09.30’da ziyarete açılan gökdelen, geceyarısına kadar açık olmasına rağmen, kapısında her daim ziyaretçi kuyruğu vardır. Art deco mimarinin önemli örneklerinden biri olan Empire State Building’in iki adet gözlem terası vardır. Biri 86. katta diğeri ise 102. katta olan bu iki gözlem terası, New York’un muhteşem güzelliğini ve manzarasını, ziyaretçilerinin gözlerinin önüne serer. Bir kere bu manzarayı gördüğünüzde, bu binaya girmek için beklediğiniz kuyruğa değdiği hissini siz de yaşayacaksınız.

Adres: 350 Fifth Avenue at 34th Street
Tel: +1 (212) 736 3100
Web: www.esbnyc.com
Empire State Building’e gelmişken çevrede gezebileceğiniz başka destinasyonlar da bulunmaktadır.
34th Street üzerinde New York’un en ünlü ve en büyük alışveriş merkezi olan Macy’s de alışveriş yapabilirsiniz. Alışveriş yapmasanız da bir kere olsun bu ünlü alışveriş merkezinin içinde gezin.
33rd Street’de yer alan Madison Square Garden’da New York Knicks, Rangers maçlarını, aynı zamanda Madonna gibi ünlü sanatçıların ve grupların konserlerini de izleyebilirsiniz.
Adres: 7th Avenue at 33rd Street
Web: www.thegarden.com
Madison Square Garden’ın köşesindeki New York Postanesi de fotoğraflanmaya değer bir yapı. Postane’nin yanında bulunan Penn Station ise şehri banliyölere ve diğer şehirlere bağlayan çok büyük bir otobüs terminalidir.
42nd Street ile Lexington Avenue kesiştiği yerdeki Grand Central Tren İstasyonu ve onun çaprazında 5th Avenue’de yeralan New York Kütüphanesi de kentte görülmesi gereken yerler listesinin başlarına konulmalıdır.
Bu civardaki en güzel gökdelenlerden biri, tabii ki de Lexington Avenue ile 42nd Street’in köşesinde bulunan Chrysler Building’tir. New York’un bir başka simgesi olan binayı, pek çok Hollywood filminin New York’undan anımsayacaksınız.
Grand Central Tren İstasyonu’nun kuzey kapısından Park Avenue’ya çıkabilirsiniz. Bu cadde, Midtown Manhattan’ın en sofistike ve elit caddelerinden biridir. Bu cadde üzerinde özellikle görmeniz gereken yerler ise; pek çok ünlünün ve siyasetçinin kaldığı Waldorf- Astoria Hotel Seagram Building’tir. Ayrıca ünlü Four Seasons Restoran ve Lever House Restoran da buradadır.
Uptown Manhattan
59th Avenue’nun kuzeyinde kalan Central Park’ı ve Harlem’i içine alan bölge Uptown Manhattan olarak bilinir. Central Park, bölgeyi Upper East Side ve Upper West Side olmak üzere ikiye böler.
Upper East Side
Upper East Side, Central Park’ın doğusunda kalan bölümdür ve ünlü müzelerin çoğu bu bölgededir. 82nd Street ile 104th Street arasında kalan bölgesine “Museum Mile” adı verilmiştir. Bu bölgenin dışında kalan birkaç ünlü müze daha vardır. Ayrıca Manhattan’ın en pahalı konutları ve yüksek sosyetenin yaşadığı evler de burada yer alır. Central Park boyunca uzanan 5th Avenue ve Park Avenue bu bölgenin en gösterişli caddeleri.
Frick Collection
Kömür ve çelik kralı Henry Clay Frick (1849-1919)’in yaşamı boyunca derlediği koleksiyon, müze olması için New York’a bağışladığı kendi malikanêsinde sergileniyor. Koleksiyonu ziyaret edenler, dönemin ünlü ressamlarının tablolarını, zarif Avrupa mobilyalarını, şark halılarını ve kapsamlı bir bronz heykel koleksiyonununu görme imkânı buluyorlar. Ayrıca mâlikanenin iç dekorasyonunun orjinalliğini koruması sağlandığı için, New York’ta Frick’lerin yaşadığı dönemdeki zenginlerin hayatlarından da bir kesit de görmüş oluyorsunuz.
Adres: 70th Street, 5th Avenue
Ziyaret saatleri: Sa.-Cts. 10.00-18.00, Pazar 13.00-18.00; Pzt. Kapalı. Giriş ücretli.
Web: www.frick.org
Metropolitan Museum of Art (Metropolitan Sanat Müzesi)
Museum Mile bölgesi müzelerinden biri olan Metropolitan Museum of Art kısaca “ Met” olarak bilinir. 1870 yılında Avrupa’daki benzerleriyle boy ölçüşebilmesi için kurulan müze, Batı dünyasının en kapsamlı koleksiyonlarından biri. Müzede 3 milyondan fazla eser bulunmakta ve 250 salonuyla müze, bunun sadece dörtte birini sergiliyor.
Müze, farklı dönemlere ve kültürlere ait sanat eserlerini sergilemek üzere, pek çok dönem galerilerine ayrılmış. Her katının farklı kanatlarında, farklı kültürlerden gelen sanat eserlerini görebilirsiniz. Bunlar arasında en dikkat çekicileri ise; Yunan ve Roma Dönemi galerileri, Mısır galerileri, Çin sanatı galerileridir.

1800 öncesi ve 19. Yüzyıl Avrupası’na ait resim ve heykel koleksiyonları ve erken dönem İtalyan ve Fransız empresyonist resimlerin sergilendiği Lehman Koleksiyonu müzenin görülmezse olmazlarından.
Müzede 20. Yüzyıl Avrupa ve Amerika modern sanatına ayrılmış bir bölüm de bulunmakta. En iyi sanat kitabevlerinden birini de yine bu müzede bulacaksınız.
Adres: Museum Mile, 82nd Street, 5th Avenue
Ziyaret Saatleri: Sa.- Prş. , Pazar 09.30 – 15.15; Cuma ve Cumartesi 09.30 – 20.45
Web: www.metmuseum.org
Bir Not: Müzeye giriş ücretli ama bazı dönemler özel sergiler açılmakta ve bu özel sergiler girişte ödediğiniz ücrete dahil olmaktadır.
Solomon R. Guggenheim Museum (Guggenheim Müzesi)
Solomon Guggenheim’ın modern sanat ve empresiyonist sanat yapıtlarından oluşan orjinal koleksiyonunun sergilendiği müzede; Picasso, Klee ve Kandinsky gibi pek çok ünlü sanatçıya ait eserler bulunmakta. Yaklaşık 17 yıllık çalışmanın sonunda 1959’da açılan ana binasına ek olarak, 1992’de asıl tasarıma uygun bir kule yapıldı ve bu sayede sergi alanı iki katına çıkarıldı. Ek binada ise Van Gogh, Monet gibi isimlerinin eserlerinin sergilendiği Justin K. Thannhauser Koleksiyonu sergilenmekte.

Binanın içeriğindeki eserler kadar binanın tasarımı da oldukça ilgi çekici. Binanın tasarımı Frank Lloyd Wright’a ait. Geleneksel müze mimarisinden bütünüyle farklı bir tasarımı olan müzenin dış görünümü, yukarıya doğru açılan basit beyaz bir sarmal şeklindedir. İç mekânda ise yine sarmal bir rampa 6 katı birbirine bağlar. Bu sarmal yapıda, duvarlara asılmış resimler, yukardan başlayıp aşağıya doğru döne döne inerek izlenir. Sarmalın ortasında kalan boşluğun tepesi ise cam bir kubbeyle kapatılmıştır.
Adres: 89th Street, 5th Avenue
Ziyaret Saatleri: Cts.- Çrş. 10.00 – 15.45, Cuma 10.00 – 20.00 Perşembe kapalı.
Perşembe kapalı. Giriş ücretli.
Web: www.guggenheim.org/new_york_index.shtml
Upper East Side’da alışveriş yapmak için, Madison Avenue’nun 57th Street’ten 86th Street’e kadarlık kısmında dolaşabilirsiniz. Burada, dünyanın en gözde modacılarının tasarımlarını bulabilir ve mücevher imalatçılarının şık dükkanlarını ziyaret edebilirsiniz.
Upper East Side için birkaç isim daha listeye eklenebilir. Bunlardan biri Whitney Museum’dur. Madison Avenue, 75th Street’te bulunan müze, sadece Amerikan sanatına ayrılmış bir müze olması ve alternatif medyadan örnekler içermesi açısından, ziyaretçilerine diğerlerin farklı bir müze gezisi sunuyor. 91th Street’te yer alan Cooper-Hewitt National Design Museum bir tasarım müzesi. Sürekli sergisinde modern tasarım ve tasarım tarihine ilişkin eserler sergilenen müzede ayrıca her yıl tasarım ödülü almış eserlerin sergilendiği bir süreli sergi de olmakta.
Museum of the City of New York, 5th Avenue 103rd Street’te bulunmakta. New York City’nin geçmişten günümüze tarihinin sergilendiği müzede bir de oyuncak koleksiyonu bulunmakta. Hâlâ zamanınız kaldıysa Museum Mile’da görebileceğiniz iki müzemiz daha kaldı. Bunlardan ilki; Alman ve Avusturya sanatına odaklanmış bir müze olan Neue Galerie (5th Avenue,86th Street), diğeri ise, Latin Amerikan kültürüne adanmış bir müze olan El Museo del Barrio (5th Avenue, 104th Street).
Upper East Side’da görülmesi gerekli diyebileceğimiz son yer ise; Carl Schultz Park’ın içinde yer alan Gracie Mansion. Uzun yıllardır belediye başkanının konutu olarak kullanılan ev, şu an turistik amaçlı olarak açık tutulmakta. İlk Başkan George Washington’ın başkanlık yaptığı dönemde inşa edilmiş ev, New York’un başkent olduğu kısa süre zarfının “Beyaz Saray”’ı olmuş.
Upper West Side
Central Park’ın batısında kalan bölge, kuzeyde Columbus Circle’dan başlar ve Columbia University’ye kadar devam eder. Ağırlıklı olarak sanatçıların yaşadığı bu bölge, daha çok yerleşime ayrılmıştır ama turistler için de Manhattan’ın geri kalan kısmına göre daha ucuz konaklama imkânı sunan oteller de bulunmaktadır. Burada da New York’la özdeşleşmiş, tuğladan, tek bir blok hâlinde yapılmış evlerin güzel örneklerini görebilirsiniz.
Lincoln Center
Upper West’in en önemli sembollerinden biri. Columbus ve Amsterdam Avenue arasında 62th ve 65th Street’in ortasında yer alan bu dev konser ve tiyatro salonu kompleksi, gerek New York için gerekse tüm Amerika için bir kültürel merkez üssü.

Bu merkezde, çok sayıda dikkat çekici ve yüksek prestijli yapı bulunuyor. Metropolitan Opera House, New York State Theater, Avery Fisher Hall ve Lincoln Center Theater bunlardan en önemlileridir.
Eğer vaktiniz varsa, bu salonlardan birinde bir opera izlemeden veya bir konser dinlemeden Manhattan’dan ayrılmayın.
Web: www.lincolncenter.org
American Museum of Natural History (Tabiat Tarihi Müzesi)
Amerika’nın en eski müzelerinden biri olan American Museum of Natural History, 1869’dan beri ziyaretçilerini ağırlıyor. İçerideki iskeletler, fosiller ve doldurulmuş hayvanlar size sanki üç boyutlu bir filmdeymişsiniz hissi uyandırıyor.
Müzenin Rose Center for Earth and Space bölümüne (Dünya ve Uzay Merkezi) yeni eklenen Hayden Planetaryum’u da büyük ilgi görmekte. Ayrıca yakın zamanda elden geçirilen Fosil Salonları ve Doğal Çeşitlilik Salonu (Hall of Biodiversity), doğal tarihle ilgili pek çok yeni bilimsel bilgiyle dolu. Özellikle fosil salonlarındaki dinazorlardan, memelilerin ve daha pek çok omurgalının fosilleri oldukça ilgi çekici.
Dünya tabiat tarihini ve gelişimiyle ilgili bilgi edinmek ve tabiat mirası olarak günümüze kalan pek çok nesneyi görmek isteyen herkes bu müzeyi ziyaret etmeli.
Ziyaret Saatleri: Her gün 10.00 – 17.45; Rose Center for Earth and Space Cuma 20.45’e kadar açık. Giriş ücretli.
Space Show ( Uzay Sovu) Saatleri: Pzt.- Cuma (Çarş. hariç), her yarım saatte bir 10.30- 16.30. Cuma ve Cumartesi 10.30- 17.00 arası her yarım saatte bir.
Adres: Central Park West, 79th Street
Web: www.amnh.org
Bir Not: Her ayın ilk Cuma günü, ücretsiz bir caz gösterisi yapılmakta.
Central Park
İşte New York’un bir simgesi daha; Central Park. Manhattan’ın kargaşasının, kalabalığının ortasında, hem New Yorklular için hem de turistler için korunmuş bir sığınaktır bu park. Empire State Building’ten şehre baktığınızda bu parkın büyüklüğünü ve güzelliğini görmemeniz mümkün değil. 800 m eninde ve 4 km uzunluğundaki Central Park, şehrin her daim kalabalık yerlerinden ama parkta herkes kendi hâlinde zaman geçirdiği için kalabalık rahatsız edici olmuyor.
Etrafınıza şöyle bir baktığınızda, yürüyüş yapan, bisiklete binen, paten ve kaykay yapan değişik yaş grubundan pek çok insan görürsünüz. Sadece spor değil tabii Central Park müdavimlerinin ilgi alanı. Parkta gitarını, kemanını vs. alıp parka gelen müzisyenlere de rastlayabilirsiniz. Müzik demişken, parkta zaman zaman konserler de düzenlenmekte.

Parkın bir güney bir de kuzey ucunda kışları buz pateni, diğer mevsimler normal paten yapılabilen iki adet pist vardır (Wollman Rink ve Lasker Rink). Çocukların olduğu kadar büyüklerin de ilgisi çeken Central Park Zoo ve Tisch Children’s Zoo, parkın ilginç hayvanat bahçeleri.
Parkın ilgi çekici birkaç noktasını da burada belirtmeden geçmeyelim. Sheep Meadow, piknik yapmak ve güneşlenmek için popüler bir yer. Conservatory Water maket tekne göletidir ve bu göletin kuzeyindeki, Alice Harikalar Diyarı’nın karakterlerin bronz heykeli oldukça ünlüdür. John Lennon’ın önünde öldürüldüğü Dakota Apartmanı ve Lennon anısını yaşatan Strawberry Fields da görülmeye değer. Belvedere Castle’ın içinde bir doğa merkezi ve meteoroloji istasyonu bulunur ve kulesinden muhteşem bir manzara sunar.
Daha detaylı bir gezi isterseniz Central Park Conservancy’nin ücretsiz yürüyüş turlarına katılabilirsiniz. Parktaki etkinlikleri öğrenmek içinse Central Park ziyaretçi merkezi Dairy’ye uğrayabilirsiniz.
Web: www.centralpark.com
Harlem
Hollywood filmlerinden aşina olduğumuz Harlem, genelde New York’un sorunlu bir bölgesi olarak tanınır. Son zamanlarda yapılan pek çok olumlu değişiklik, bölgenin bu özelliğini biraz da olsa değiştirmiş. Central Harlem’de görülecek çok sayıda güzel kiliseden en az birini görmenizi ve kilise müziğini dinlemenizi tavsiye ederiz. Harlem’i kırmızı gezi otobüsleriyle gezebilir ayrıca kapsamında bir öğle yemeği ve kilise müziği gösterimi olan turlara da katılabilirsiniz.

110th Street’ten 178th Street arasında kalan Harlem, üç bölgeye ayrılmıştır; Negro Harlem, Spanish Harlem ve Italian Harlem. Spanish Harlem’de İspanyol yemekleri yiyebileceğiniz küçük restoranlar ve İspanya’ya ve Küba’ya özgü meyveler satılan bir de pazar bulunmakta. Negro Harlem ise siyahların ağırlıklı yaşadığı bölgedir ve Harlem’in en kalabalık yeridir.
Bölgedeki kültürel mekânlar ise; Studio Museum in Harlem (Lenox Ave., 125th St.) ve Schomburg Center for Research in Black Culture (Lenox Ave., 135th St.)’dır. İlkinde Afrika sanatından eserler, ikincisinde ise; siyahi kültüre ilişkin yapılan araştırmalar bulacaksınız.
Rehberli Şehir Turları
New York’a ilk kez gelenler için bir rehber eşliğinde yapılan turlara katılmalarını tavsiye ederiz. Böylece önce şehrin geneli hakkında bilgi edinirsiniz ve sonrasında gezinizi, sevdiğiniz yerlere daha çok vakit ayıracak şekilde planlayabilirsiniz. Otobüs, tekne ve helikopter turları seçenekler arasında.
Otobüs turlarıyla, şehrin istediğiniz bir bölümünü örneğin; sadece Downtown Manhattan gibi, gezebilirsiniz. Times Meydanı’ndan bineceğiniz tur otobüsünden, ister hiç inmeden turu tamamlayabilir ya da istediğiniz duraklarda inip, o durağı gezdikten sonra, aynı biletle başka bir tur otobüsüne binebilirsiniz, tabii aynı firmaya ait olmak şartıyla. Tur otobüslerini bulmakta da zorlanmayacaksınız, zira Times Meydanı’na geldiğinizde, her köşe başından size bilet satmaya çalışacak bir tur çalışanı çıkacaktır.
Bilgi için: www.graylinenewyork.com
Tekne gezisi de, bir ada olan Manhattan’ı gezmenin zevkli bir yolu. Turlar genelde, 42nd Street 12th Avenue’deki Pier 83’ten ve South Street Seaport’taki Pier 16’dan kalkar.
Bilgi için: www.circleline.com
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
|
|
Birbirinden güzel fotoğraflar için tıklayınız. |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|
|