|
| |
| |
Nereler Gezilir ? |
|
 |
UNESCO’nun Dünya Kültürel Mirası Listesi’nde olan bu büyüleci şehrin bir zamanlar batalık üzerine kurulmuş olduğuna inanmakta oldukça zorlanabilirsiniz. Şehirden geçen su kanallarından ötürü “Kuzeyin Venedik’i” olarak da tabir edilen şehir; sarayları, katedralleri ve kiliseleri ile büyüleyici bir güzelliğe sahip.
Bu şehri ziyaret etmenin en güzel zamanı kuşkusuz “Beyaz Geceler’in” en uzun yaşandığı Haziran -Temmuz ayları olacaktır.
Baharın cıvıltısından, günün batmadığı yazın Beyaz Geceleri’ne; sonbaharın canlı renklerinden, kışın pırıltılı cazibesine kadar ziyaretçilerine farklı tadlar sunan bu şehrin her köşesine hayran kalacaksınız.
Şehir merkezi
Hermitaj Müzesi ve Kışlık Saray
St. Petersburg’u ziyaret etmek için tek sebebiniz Hermitaj Müzesi’ni görmek olabilir.

Müthiş bir binalar zincirini bünyesinde barındıran ve dünyanın en önemli müzelerinden biri olan bu yapı; Rus Baroğunun şahane örneklerinden biri olan Kışlık Saray’ı da içinde barındırır.
III. Petro’nun eşi Büyük Yekaterina’nın Batı Avrupa’dan getirttiği binlerce resim, porselen parçalar ve değerli taşları koleksiyonuna katmasıyla günümüzde hazine değeri taşıyor olması şaşırtıcı değildir. Giderek büyüyen koleksiyon için Kışlık Saray’ın yetersiz kalması nedeniyle Büyük Hermitaj yaptırılmıştır. Sonraki yıllarda Tiyatro Binası ve Yeni Hermitaj binalarının eklenmesiyle tamamlanan binalar zinciri, 1852 yılında müze olarak halka açılmıştır.
Çarların resmi resepsiyonlar verdikleri Kışlık Saray Devlet Daireleri’nde hiçbir masraftan kaçınılmamıştır. Cephesinde yaklaşık 400 sütun ve 16 farklı pencere tasarımıyla süslenen saray, devrim yıllarına kadar çar ve ailesinin yaşadığı yer olarak bilinmektedir. 1837 yılında geçirdiği yangından sonra restore edilen sarayın dış cephesinde az değişiklik yapılmış olsa da iç mekânda çok sayıda ünlü mimar değişiklik yapmıştır.
Çar ailesi için özel gösteriler sahnelenen Tiyatro Binası’nda ise günümüzde konserler düzenlenmektedir.
Özellikle müze olması için tasarlanan Yeni Hermitaj Binası ile Tiyatro Binaları, bir kanalın üzerinden geçen galeri ile birbirine bağlanırlar.
Leonardo Da Vinci’nin “Litta Madonna” eserinin de sergilendiği koleksiyon; tarih öncesi sanat eserleri de dâhil olmak üzere Rus Sanatı, Klasik Sanat, Doğu Sanatı, Fransız ve İngiliz Sanatı, İtalyan ve İspanyol Sanatı ve 20. yüzyıl Avrupa Sanatı eserlerini de içermektedir.
III. Sultan Selim tarafından 1793 yılında Çariçe Catherine’e hediye edilen, Osmanlı padişahlarının dini merasimlerinde kullandığı ipek nakışla süslenmiş göz kamaştırıcı otağ; özellikle Türk ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.
Saraya girişte gruplar için ayrı giriş kullanılırken, münferit gelen ziyaretçiler Saray Meydanı’ndaki girişten ana avluyu takip ederek saraya girebiliyorlar.
Müzeyi ziyaret etmeden önce tavsiyelerimize göz atabilirsiniz:
- Müzenin resmi internet sitesinden bilet alabilirsiniz, zira gişede göreceğiniz kuyruk sizi korkutabilir.
- Mümkünse ziyaretinizi haftasonu yapmamaya gayret edin. İnternetten bilet almış olsanız bile içeri girebilmek için kuyruğa girmek zorunda kalabiliyorsunuz.
- Hazırlıklı olun. Tüm müzeyi bir defada görmeniz neredeyse imkânsız. Web sitesinden bina ve kat planlarını alarak öncelikli görmek istediğiniz yerleri belirleyebilirsiniz.
Unutmayın, Hermitaj her insanın hayatında mutlaka en az bir defa görmesi gereken yerlerden biridir.
Tel: +7 (812) 710 9079
Adres: Dvortsovaya nab 30-8, St. Petersburg
Web: www.hermitagemuseum.org
Ziyaret saatleri:
Salı-Cumartesi: 10:30 – 18:00
Pazar: 10:30 – 17:00
Mermer Saray
İsmini sarayın yapımı aşamasında kullanılan 32 çeşit mermerden alan Mermer Saray’ın muhteşem mimarisi ile başyapıt değeri taşıdığı söylenirse abartılı olmayacaktır. Sarayın 1762 yılında Büyük Yekaterina’nın başa geçmesine katkısı olan sevgilisi tarafından yaptırılmış olması sarayın ilginç hikâyesini de açığa çıkarıyor.
Rusya’da yaşayan yabancı uyruklu sanatçıların eserlerinin sergilendiği sarayda Picasso’nun “Büyük Kafalar” isimli tablosu en dikkat çekici eserlerden biridir.
Sarayın iç kısımları zaman zaman yeniden inşa edilse de merdiven ve Mermerli Salon orijinal olarak korunabilmiştir. Geçmiş yıllarda avlusunda Bolşevik İhtilâli’nde kullanılan zırhlı aracın sergilenediği saray, 1990’lı yılların başında Rus Müzesi’nin bir parçası olunca, zırhlı araç kaldırılarak yerine III. Alexander’ın at üstünde betimlendiği heykeli yerleştirilmiştir.
Tel: +7 (812) 312 9054
Adres: 5/1 Millionnaya, St. Petersburg
Ziyaret saatleri:
Çarşamba - Pazar: 10:00 – 18:00
Pazartesi: 10:00 – 17:00
Yazlık Saray
St. Petersburg’un en eski taş binası olan Yazlık Saray, Büyük Petro için inşa edilmiştir. Rus donanmasının Büyük Petro yönetiminde kazandığı zaferlerin göstergesi olarak sarayın mimarisinde denizcilik temalı rölyefler yer almaktadır.
Büyük Petro’nun şehirdeki ikinci sarayı olan Yazlık Saray’ın, diğer çarların yaptırdığı saraylarlarla kıyaslandığında oldukça mütevazı olduğu görülmektedir. Çarın yatak odasındaki yatağın ve yatağın üzerindeki ipek örtünün günümüze kadar orijinali bozulmadan saklanmış olması buranın ne kadar özenle korunduğunun işaretidir.
Sarayın mutfağında bulunan şehirdeki ilk su tesisatı sistemi ile mutfaktaki orijinal mermer lavabo, o yıllarda oldukça lüks sayıldığı için dikkat çekmektedir.
Tel: +7 (812) 314 0456
Adres: Naberejnaya Kutuzova. Hrt 2, St. Petersburg
Ziyaret saatleri:
10 Mayıs – 1 Ekim
Çarşamba - Pazar: 10:00 – 18:00
Pazartesi: 10:00 – 17:00
Peterhof Sarayı
Büyük Petro’nun İsveçlilere karşı kazandığı zaferden sonra yaptırmaya karar verdiği Peterhof Sarayı, Versailles’dan esinlenerek inşa edilmiştir. İngiliz ve Fransız bahçelerinden oluşan bir parkın ortasında eşsiz bir Baltık manzarasına sahiptir.

II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin tahribatına uğrayan saray restore edilerek bugünkü ihtişamlı görüntüsüne kavuşmuştur. Büyük Petro’nun sarayın doğu kanadında bulunan çalışma odasındaki bazı meşe pano tasarımları, orijinalliğini korumaktadırlar.
Dünyanın en görkemli bahçeleri arasında yer alan sarayın önünde 64 çeşme, 37 yaldızlı bronz heykel ve 142 fıskiye bulunmaktadır.
Parkın içindeki her farklı saray için ayrı bilet almanız gereken mekânda, şanslı gününüzdeyseniz, senfoni orkestrasının müzikâl sunumlarına rastlamanız mümkün.
Petro-Pavel Kalesi
St. Petersburg tarihinin en büyük hazinelerinden biri sayılabilecek bu kale, Neva Nehri kıyısında küçük bir ada olarak kurulmuştur.
Büyük Petro’nun emriyle 1703 yılında İsveçlilerin istilâsından korunmak için yapılmış olsa da gerçekte bu amaca hizmet edememiştir. Siyasi suçluların hapsedilip işkence gördüğü hapishaneler olarak kullanılan kalenin en ünlü sakinleri Gorki ve Dostoyevski olmuştur.

Komutan Konutu, Mühendis Konutu, Svitoy Pyotr ve Scitoy Pavel Katedral’ini de
barındıran kale, aynı zamanda Romanov ailesinin mezarlarına da ev sahipliği yapmaktadır.
Kalenin Neva Nehri’ne bakan kapısı “Ölüm Kapısı” adıyla da anılır. Bunun nedeni buradan ulaşılan Komutan İskelesi’nin suçluların idama gönderildikleri yer olmasıdır.
Nehrin kenarında muhteşem bir şehir manzarası eşliğinde yürüyüş yaparak gezebileceğiniz Petro-Pavel Kalesi’nde şehrin eşsiz güzellikteki fotoğrafları sergilendiği için de burası fotoğraf severlerin tercih ettikleri yerlerden biridir.
Dökülen Kan Kilisesi
1881 yılında Çar II. Alexander’ın suikaste uğradığı yerde yapılan 5 kubbeli kilise, aynı zamanda Yeniden Diriliş Kilisesi olarak da bilinir.

81 metre yüksekliğindeki en yüksek kubbe suikastin gerçekleştiği yılı temsil ederken, 67 metre uzunluğundaki ikinci kubbe çarın öldüğü zamanki yaşını ifade eder.
Dış cephesinde farklı renkteki mozaikler, iç mekanda tamamıyla mozaik ve mine işçiliğinin kullanıldığı ve mermer oymaların yer aldığı kilisenin hemen yanındaki meydandaki turistik eşya satan tezgâhlardan sevdiklerinize küçük hediyelikler satın almak iyi bir fikir olacaktır.
Aziz İsak Katedrali
Yapımı 40 yılda tamamlanan, 101,5 metre yüksekliğinde ve 12.000 kişi kapasiteli bu katedral, dünyadaki en büyük Ortodoks katedrali olarak bilinir.
Dış cephesinde bulunan, her biri 114 ton ağırlığında olan kırmızı granit sütunlar Finlandiya’dan özel gemilerle getirilmiştir. Bu sütunların üzerinde Aziz İsak’ın imparator ve karısını kutsarken görüldüğü rölyefler bulunmaktadır. Katedralin içinde ise Rus Akademisi’nin en ünlü sanatçılarına ait eserler sergilenmektedir.

Sadece kubbesinde 100 kilo altın kullanılan katedral, bir mimarlık şaheseridir. Yaklaşık 300 basamak çıkarak, katedralin kubbesinden eşsiz şehir manzarasını izleyebilirsiniz.
Katedralle ilgili bir diğer ilgi çekici nokta ise, II. Dünya Savaşı sırasında havadan gelebilecek herhangi bir saldırıda binanın tanınmaması için griye boyanmış olmasıdır.
Fotoğraf ve video çekiminin yasak olduğu katedral günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.
Ziyaret saatleri:
Perşembe - Salı: 10:00 – 20:00
Tel: +7 (812) 315 9732
Adres: Isaakievskaya Ploschad 1, St. Petersburg
Kazan Katedrali
Roma’daki San Pietro Bazilikası’ndan esinlenerek inşa edilen kilisenin tamamlanması 10 yıl sürmüştür. Katedralin adı, mucizeler getiren Kazan Madonnası ikonundan gelmektedir.
Pembe Fin granitinden yapılma sütunları ve 80 metrelik kubbesiyle şehrin en gösterişli kiliselerinden biridir.

Sovyet döneminde Ateizm Müzesi’ne ev sahipliği yapan kilise, 1999 yılında tekrar kilise olarak açılmıştır ve ziyaretler ücretsizdir.
Çeşme Kilisesi
1770 senesinde Ruslar’ın Çeşme’de Osmanlılar’a karşı kazandıkları zafer anısına yaptırılan Çeşme Kilisesi’nin dış cephesinde yükselen dikey beyaz şeritler kiliseyi oldukça farklı kılmaktadır.
Sovyet rejimi esnasında müze olarak kullanılsa da günümüzde tekrar kilise olarak ziyaretçilere açılmıştır.
Rus Müzesi
Rus sanatını anlamak için ziyaret edeceğiniz en doğru mekândır Rus Müzesi.
Eski Rus Sanatı, 18.- 19. yüzyıl Sanatı, 20. yüzyıl Sanatı ve Halk Sanatı bölümlerinden oluşan müzede sadece Sanat Akademisi’nin onayladığı eserler sergilenir. 400 bine yakın eserin yer aldığı müzede eserler kronolojik sırada sergilenmektedir.
Ziyaret saatleri:
Çarşamba - Pazar: 10:00 – 18:00
Pazartesi: 10:00 – 17:00
Dostoyevski Konut Müzesi
Saygıdeğer bir filozof, gazeteci, yazar ya da devrimci bir hayalperest. Nasıl inanırsanız inanın, St. Petersburg’da bulunup Dostoyevski ‘nin dünyanın en önemli yazarlarından biri olduğunu düşünmeden edemeyeceksiniz.
Yazarın 1878’den 1881’de ölümüne kadar yaşadığı yer olan bu ev, Dostoyevski’nin en ünlü romanı olan Karamazov Kardeşler’i tamamladığı yerdir.
Ziyaret saatleri:
Salı - Pazar: 11:00 – 18:00
Demiryolu Müzesi
Rusya’daki demiryolu sisteminin tarihini izleyebileceğiniz müzede 6000’den fazla sergi yer almaktadır.
Sovyet dönemine ait lokomotiflerin de yer aldığı müzede en ilgi çekici parça, roket atan trendir. Sergide, 1834’te yapılan ilk Rus buharlı lokomotifi de yer almaktadır.
Ziyaret saatleri:
Pazar - Perşembe: 11:00 – 17:00
Zooloji Müzesi
Dünyadaki en büyük doğa tarihi koleksiyonlarından birinin sergilendiği; yaklaşık 17 milyon farklı hayvanın yer aldığı müzede, sergilerin sadece 1,5 milyonu ziyarete açıktır.
44.000 yıl öncesinden kaldığı tahmin edilen ve Sibirya buzullarında bulunan Mamut cesetlerinden birinin burada sergilenmesi nedeniyle, müze, oldukça ün yapmıştır.
Ziyaret saatleri:
Cumartesi - Perşembe: 11:00 – 18:00
Mariyinski Sahnesi
Bütün dünyada bale ve klasik müziğiyle ünlenen St. Petersburg’da çok geniş bir etkinlik yelpazesi vardır.
1860’dan beri Kirov Opera ve Balesi’ne ev sahipliği yapan mekânda Rusya’nın en iyi sanatçıları sahne almaktadır. Balenin süpernovası olarak bilinen Anna Pavlova da burada sahne almıştır.
Opera ve baleyle ilgileniyorsanız Mariyinski Sahnesi’nde mutlaka bir performans izlemenizi tavsiye ederiz.
Moyka Nehri
St. Petersburg’a yapacağınız gezinin ayrılmaz parçalarından biri şehrin nehirlerine yapılacak tekne gezisi olacaktır.
Moyka Nehri, 19. yüzyılda etrafında inşa edilen etkileyici neo-klasik yapılar nedeniyle aristokrasinin gösterişli kıyılarından biri olmuştur.
Nehir boyunca sakin bir yürüyüş yaparak şehrin nefes kesici yapılarını izleyebileceğiniz gibi bir su taksisine binerek de yorgunluğunuzu nehrin dingin sularına bırakabilirsiniz.
Griboyedov Kanalı
İsmini ünlü bir Rus yazar ve şair olan Alexander Gribojedov’dan alan bu kanal, bir zamanlar tüccarların ve devlet memurlarının yaşadığı 19. yüzyıl binalarının hemen yanındadır.
1776 yılında Çar II. Alexander kanal üzerinde bulunan Taş Köprü’den geçmek istemiş ve köprüyü patlatmak isteyen devrimci bir grubun saldırısına uğramıştır. Buna rağmen ayakta kalan köprünün, ağaçlarla çevrili resmedilesi güzelliği sizi kendine hayran bırakacaktır.
Ünlü yazar ve tiyatrocu Gogol’un yaşadığı evi de görebileceğiniz Griboyedov Kanalı, şehrin yoğunluğundan biraz olsun uzaklaşmak isterseniz iyi bir tercih olacaktır.
Zafer Anıtı
II. Dünya Savaşı’nın bitişinin 30. yıl dönümünde dikilen bu anıt, eve dönen askerleri karşılayan halkı temsil eder. Anıtın etrafında askerlerin ve yas tutan annelerin heykelleri bulunur.
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
|
|
Birbirinden güzel fotoğraflar için tıklayınız. |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|
|