|
| |
| |
Şehre Bakış |
|
 |
Delhi

Kilometrelerce karelik topraklarda kök salmış bir medeniyet, kelimelerle anlatılamayacak kadar geniş hazinelere sahiptir. Yüzyıllar boyunca birçok kültürün hüküm sürdüğü, masalsı imajının altında mistik fakat aynı zamanda rengârenk bir ruh taşıyan bu ülke, Hindistan, yıllardır dünyanın en çekici turistik destinasyonlarından biri olmayı başarmıştır.
Hindistan’ın başkenti Delhi, bu kocaman ülkenin adeta bir minyatürü gibidir. Şehirde, birçok kültürden kişi, huzur ve hoşgörü içerisinde yaşar, bu kültür hazinesinin keyfini çıkarır.
Yamuna Nehri’nin kıyısına kurulmuş şehirde, M.Ö 6. yüzyıldan beri yerleşimin varolduğu sanılmaktadır. Delhi Sultanlığı, Babür İmparatorluğu ve İngiltere; Delhi’nin tarihinde ve coğrafyasında derin izler bırakan hükümdarlıklarını buradan yönetmişler ve her anlamıyla kozmopolit olan günümüz Delhi’sinin kendini var etmesini sağlamışlardır.
Delhi kozmopolittir, çünkü birçok ırktan kişi burayı kendisine mesken edinmiştir. Onlarca inanış, dil, karşıtlık; zengin - fakir, kaotik – huzurlu, doğa – modernite bu şehirde yüzyıllardır hep bir arada yaşayabilmiştir. Kısaca Delhi, siyahla beyazın barış içinde bir bütünün parçası olmayı kabul ettikleri bir coğrafyadır.
Delhi sokaklarında yürüdüğünüzde, egzotik ve gizemli bir atmosferde olduğunuzun farkına varacaksınız. Her adımızında kâh farklı bir inanışa ait bir tapınakla karşılacak, kâh ağızdan ağıza dolaşan yeni mitolojiler duyacaksınız. Bu kaotik şehir ve insanları, ziyaretçilerine coğrafi güzelliklerinin yanında geniş bir içsel cevher de sunar.
|
|
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
|
|
Birbirinden güzel fotoğraflar için tıklayınız. |
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
 |
|
|
|