|
Meksika Körfezi’nin Atlantik Okyanusu’na ulaştığı noktada yer alan Küba’nın başkenti Havana, tarihi boyunca farklı turizm dalgaları almıştır. Özellikle devrim yılları olan 1950’lerden önce çok popüler bir destinasyondu. Küba, 1990’lı yıllarda tekrar turizme açılınca, 1950’lerin ardından kaybedilen turizm canlılığı tekrar kazanılmıştır. Amerika kıtasının tam ortasındaki şehir, şu anda, her kıtadan meraklının seyahat listesinin en üst sıralarında yer alır. Sömürge döneminin ve devrim yıllarının izlerini taşıyan mimarisi ile şehir, rengarenk bir liman kenti görünümündedir. Ayrıca plajları ve enfes içecekleri de en önemli cazibe kaynaklarındandır. Şehri gezilerinin başlangıç noktası genellikle La Habana Vieja (Eski Havana)’dır.
La Habana Vieja (Eski Havana)
Külüstür Amerikan arabaları ile Rus Lada’larının doldurduğu sokaklar, bu renkli Karayip şehrine egzotizm katar. Eski Havana sokaklarında, elinde puroları ile köşe başlarında sohbet eden Habaneros (Havanalılar)’a ve ara sokaklarda beyzbol oynayan küçük çocuklara rastlamak oldukça olağandır.
Şehrin merkezi sayılan La Habana Vieja, aynı zamanda tarihi en eskiye dayanan yerleşim yeridir de. 1519’da İspanyollar tarafından Havana Körfezi’nde kurulmuş yerleşim yeri, zaman içerisinde korsan saldırılarına maruz kalmaya başlamış ve etrafı kaleler ve surlarla çevrilmiştir. Bu surların da katkısıyla, La Habana Vieja, UNESCO tarafından 1982 yılında Dünya Mirasları Listesi’ne dâhil edilmiştir.
La Habana Vieja, bir özelliğiyle daha iyi bilinmekte. O da ünlü Amerikalı yazar Ernest Hemingway’in bu semtin müdavimlerinden olmasıdır. Bir süre Havana’da ikamet eden yazar, birçok ünlü eserini burada kaleme almış.
La Habana Vieja’da gezilebilecek yerlerden bazıları şöyledir:
Plaza de la Catedral
Eksi Havana’nın merkezi, bölgenin doğusunda yer alan Plaza de la Catedral’dir. Meydan, Havana’nın en dikkate değer yapılarından birinden almıştır ismini: Catedral de San Cristóbal de La Habana. Şehir başpiskoposunun merkez katedrali olan yapı, 18. yüzyılda barok tarzında inşa edilmiştir. Kuleleri asimetrik olduğundan, asimetrik özelliklere sahip olan tek barok yapı olduğu söylenmektedir. Kristof Kolomb’un bedeni bir süre, kaşife adanmış olan bu ibadet merkezinde saklanmıştır.
Katedral Meydanı’na gelmişken Ernest Hemingway’in favori barlarından biri olan La Bodeguita del Medio’ya da uğramalı. Özellikle Hemingway’in dünyaya duyurduğu enfes mojitosu ile ün salan bu bar turistlerin uğrak yeri hâline gelmiştir. Bar, Empedrado Caddesi’nde bulunmaktadır.
Plaza de Armas
Katedral Meydanı’ndan Havana Körfezi’ne doğru ilerlediğinizde, Plaza de Armas’a ulaşacaksınız. Bu meydan, neredeyse 500 yıldır Havana halkının buluşma noktalarından biri olmuştur. Çevresindeki restoran ve kafeler ile serinlik kaynağı yeşil atmosferi, yakıcı güneşten kaçmak isteyenler için oldukça dinlendiricidir. Bu meydanın çevresinde görebileceğiniz yapılardan bazıları; neoklasik tarzdaki koloni tapınağı El Templete, şehri korsanlardan korumak için 16. yüzyılda inşa edilmiş kale Castillo de la Real Fuerza ile kalenin içinde bulunan seramik müzesi Museo de la Cerámica Cubana ve günümüzde Havana Kent Müzesi olarak hizmet veren eski başkanlık sarayı Palacio de los Capitanes Generales’dır.
Ayrıca Plaza de Armas Meydanı’nda, Küba bağımsızlık mücadelesinde payı bulunan milli kahraman Carlos Manuel de Céspedes’in bir heykeli bulunmaktadır.
Calle Obispo
Havana’nın tarihi ve kültürel dokusunu daha iyi görebilmeniz için Calle Obispo’da yürümeniz gerekmektedir. Bu cadde, Plaza de Armas’dan Parque Central’e kadar uzanan bir yürüyüş yoludur. Yol boyunca, eski Havana evleri ile barok ve neoklasik tarzda binalar sıralanmıştır. Tarih ve mimarisiyle ilgi çekici olmasının yanı sıra, Obispo Caddesi, eğlence ve dinlence yönünden de oldukça doyurucu mekânlar sunmaktadır.
Caddede yer alan El Floridita, Hemingway’in uğrak yeri olan bir diğer restorandır. Eğer bir yemek molası vermek istiyorsanız burası oldukça iyi bir karar olacaktır. (Adres: Calle Obispo No: 557, Monserrate köşesi, La Habana Vieja)
1920’li yıllarda inşa edilen Hotel Ambos Mundos da Calle Obispo’da görülebilir. Yazar Hemingway bu oteli “yazı yazmak için güzel bir yer” olarak tanımlamış, birkaç yıl burada kalmış ve 511 numaralı odada Çanlar Kimin İçin Çalıyor kitabının bir bölümünü kaleme almıştır. İçinde Hemingway’in özel eşyalarını barındıran oda, ziyaretçilere açıktır. (Adres: Calle Obispo No: 153 Mercaderes köşesi, La Habana Vieja)
Casa de la Obra Pía ve Casa de África
Küba barok sanatına dair iyi bir örnek görmek istiyorsanız, Calle Obrapía üzerinde yer alan sarı renkteki Casa de la Obra Pía’yı görmelisiniz. Bu aristokratik konağın avlusu çeşitli bitkilerle süslenmiş, odaları ise ihtişamlı mobilyalarla döşenmiştir. 17. yüzyıldan beri ayaktadır ve bir zamanlar yetimler için bağış toplayan bir merkez olarak kullanılmıştır.
Adres: Calle Obrapía, No: 158, La Habana Vieja, Havana
Ziyaret saatleri: Salı – Ctesi: 09:30 – 16:30, Pazar: 09:30 – 12:30
Sarı konağın karşısında ise bir başka tarihi konak olan Casa de África yer almaktadır. Bina şu an bir müze olarak kullanılmaktadır ve Küba’daki Afrika izlerine dair birçok eşyayı koleksiyonunda sergilemektedir. Yüzyıllar önce gemilerle Küba’ya taşınan kölelerin kültür ve yaşam biçimlerine dair birçok ayrıntıyı bu müzede görebilirsiniz.
Adres: Calle Obrapía, No: 157, La Habana Vieja, Havana
Ziyaret saatleri: Ptesi – Ctesi: 10:30 – 17:00, Pazar: 09:30 – 13:00
Plaza Vieja
Calle Mercaderes’in sonunda çarpıcı bir meydan daha bulunmaktadır. Şehrin en eski meydanlarından biri olan Plaza Vieja – tarihi 1587’ye kadar uzanır – renkli binaların ortasında yer almaktadır. Bu huzurlu meydanın tam ortasında 18. yüzyıldan kalma mermer bir çeşme bulunmaktadır. Meydanı çevreleyen yapılardan biri olan Casa del Conde Jaruco, renkli vitraylı pencereleriyle dikkat çekmektedir.
Capitolio Nacional / El Capitolio / Capitolio
Plaza Vieja’dan batıya doğru ilerlendiğinde, tam paralelde Havana’nın simge yapılarından biri olan Capitolio’ya ulaşılır. ABD’nin Washington D.C şehrindeki Kongre Binası’na olan benzerliğiyle dikkat çeken yapı, 1959 yılına kadar hükümetin yönetim merkezi olarak kullanılmıştır. 92 m yüksekliğinde olduğundan şehrin birçok noktasından rahatlıkla görülebilir. Diğer bir önemli özelliği ise dünyanın kapalı bir alanda bulunan en büyük üçüncü heykelini içinde barındırıyor olmasıdır.
Neoklasik tarzdaki devasa yapının içerisinde görebilecekleriniz arasında kubbenin altında yer alan 25 karatlık bir elmas replikası, tavan işlemeleriyle dikkat çeken koridor Salon de los Pasos Peridos ve altın kaplamalı La Estatua de la República (Özgürlük Heykeli) yer almaktadır. Bina günümüzde Küba Bilim Akademisi’nce kullanılmaktadır ve ziyaretçilere açıktır.
Adres: Paseo de Martí, La Habana Vieja, Havana
Ziyaret saatleri: Her gün: 09:00 – 19:00
Real Fabrica de Tabacos Partagás / Partagás Tütün Fabrikası
Capitolio’nun karşısındaki Ìndustria Caddesi’nde Havana’nın en ünlü tütün fabrikası Partagás yer alır. Bu kremit renkli binayı, uzaktan farketmek hiç zor değildir. Ünlü Havana purolarının üretildiği yer olan bu fabrika, aynı zamanda şehrin en önemli turist destinasyonlarından da biridir. 1800’lü yıllardan beri kaliteli puro üretimi yapmaktadır ve tüm dünyaya ürünlerini ihraç etmektedir. Dilerseniz bu fabrikayı rehberler eşliğinde gezebilir, puro üretiminin tüm aşamlarına yakından göz atabilirsiniz. Fabrika içerisinde yer alan dükkândan ise yakınlarınız ve kendiniz için Partagás puroları satın alabilirsiniz.
Adres: Ìndustria 520, La Habana Vieja, Havana
Ziyaret saatleri: Ptesi – Cuma: 09:00 – 11:00, 12:00 – 15:00
Gran Teatro de La Habana / Büyük Havana Tiyatrosu
Capitolio’dan kuzeye doğru ilerlendiğinde Gran Teatro de La Habana’ya ulaşılır. Belçikalı mimar Paul Belau tarafından dizayn edilen ve 1837 yılında inşa edilen bina, etkileyici dış cephesiyle dikkat çeker. En ince ayrıntılarına kadar büyük bir özenle inşa edilmiş olan binanın ön cephesinde ise heykeltıraş Giuseppe Moretti’ye ait dört adet heykel yer almaktadır. Günümüzde Küba Ulusal Balesi ve Operası gösterilerini burada sergilemektedir.
Adres: Prado ile San Rafael Caddeleri köşesinde, La Habana Vieja, Havana
Prado
Capitolio’nun önünden geçerek kuzeye doğru ilerleyen Prado, La Habana Vieja (Eski Havana) ile Centro Habana (Merkezi Havana) arasında uzanan bir bölgedir. Bölgenin ana bulvarının adı da Prado (Paseo de Martí)’dur. Bulvar, Capitolio ve Parque Central’i geçerek şehrin kuzeydeki kıyısı olan El Malecón’da son bulur. Küba’nın en ünlü caddesi durumundaki Prado boyunca yürüyerek birçok tarihi binayı görebilirsiniz. Bunlardan ikisi Mudéjar (İspanya Arap kültürlerinin bir karışımı) mimarisinden esintiler taşıyan 1908 tarihli Hotel Sevilla ve Havana’nın ünlü evlendirme şapeli Palacio de los Matrimonios’dur.
Prado bölgesinde görebileceğiniz bir diğer destinasyon ise Museo de la Revolución (Devrim Müzesi)’dir. Ülkenin en büyük müzesi, 1950’lerdeki devrim ve savaş yılları ve Küba’nın İspanya’ya karşı verdiği bağımsızlık mücadelesine dair birçok eseri bulunmaktadır. Bunların en ilgi çekicilerinden biri Che Guevara’nın gerçek boyutlardaki balmumu heykelidir. Müzenin arkasında, Fidel Castro ve arkadaşlarını Meksika’dan Küba’ya taşıyan Granma yatı sergilenmektedir. Müze binası, eskiden başkanlık sarayı olduğundan bir müze binasından beklenmeyecek ölçüde büyüktür.
Museo de la Revolución
Adres: Calle Refugio 1, Havana
Tel: (537) 862 4092 - 94
Web: www.cnpc.cult.cu/cnpc/museos/musRevul/pcpal.htm
Ziyaret saatleri: Her gün 10:00 – 17:00 arası açıktır
Parque Central
Eski Havana’nın batısında, Büyük Havana Tiyatrosu’nun karşısında dinlenmek için oldukça uygun bir ortam olan Parque Central bulunur. Şehrin ortasındaki bu ağaçlarla dolu park, Havana gezisine kısa bir mola vermek isteyenlerin imdadına koşmaktadır. Tam ortasında bulunan José Martí heykeli, 1870’li yıllarda tasarlanan bu parkın tarihi atmosferine katkıda bulunmaktadır.
Yeni Havana
Bir zamanlar düşman saldırılarından korunması için surlarla çevrilen Eski Havana, zaman içerisinde gelişerek surların içerisindeki alana sığmamaya başlamıştır. Bu büyümenin etkisiyle zaman içinde surlar yıkılmış, şehir batıya doğru genişlemiş ve günümüzün Centro Habana ve Vedado bölgeleri ortaya çıkmıştır. Yeni Havana’da görmeniz gereken yerlerin başında El Malecón gelmektedir.
Hem araç trafiğine açık olan, hem de bir yürüyüş yolu olan El Malecón, şehir ile okyanusun buluştuğu noktada yer alan upuzun bir yoldur. Güzel günlerde, bu yol Kübalılarla dolar; kimileri yürüyüş yapar kimileri uçurtmalar uçurur kimileri ise balık tutar. 1901 yılında yapımına başlanmış olan 8 km uzunluğundaki bu yol üzerinde, rengarenk yapılar ile birçok anıt bulunmaktadır. Küba’nın kültürel çeşitliliğine örnek yüzler görmek istiyorsanız, El Malecón’da manzaralı bir yürüyüş yapabilirsiniz.
Centro Habana
Havana’nın en kalabalık semtlerinden biri Centro Habana (Merkezi Havana)’dır. Burada yoğunlukla gelir seviyesi düşük halk yaşamaktadır. Semtin en dikkat çekici noktalarından biri yemekten günlük yaşantıya kadar Çin kültürüne dair birçok öğeye rastlayabileceğiniz Çin Mahallesi’dir.
Centro Habana’da uğramanız gereken iki adres daha vardır. Bunlardan biri; şehrin en önemli alışveriş caddelerinden biri olan Calle San Rafael’dir. Diğeri ise; Havana’nın Afro – Küba kültürünün yaşatıldığı Calle Hamel’dir. Sokak, ziyaretçileri metrelerce öteden, yükselen müzik ezgileri ve duvarlarındaki canlı resimlerle çağırır. Bu sokakta Afro – Küba sanatından birçok örnek görebilirsiniz.
Vedado
Havana’nın en gözde semtlerinden biri Vedado’dur. Hem bir iş merkezi, hem de oldukça düzgün bir kent planlamasına sahip yerleşim merkezidir. Bu modern bölgede yerleşim yerlerinin yanı sıra; iş merkezleri, devlet daireleri, oteller ve alışveriş merkezleri bulunmaktadır. Vedado’nun en ünlü caddesi La Rampa (Calle 23)’dır.
Coppelia Dondurma Parkı
Vedado’ya gitmişken enfes dondurmaların cenneti Coppelia Dondurma Parkı’na uğramamak olmaz. Her yaştan Kübalı ve turist için, Havana’nın en gözde mekanlarından birisidir bu park. Öyle ki kapısının önünde, sokaklara taşan uzun kuyruklar oldukça alışılagelmiş görüntülerdir. Burada dondurma yiyebilmek için 1 saat sıra beklemek hiç de yadırganacak bir durum değildir. Palmiye ve manolya ağaçlarının gölgesinde dondurma yemek için bu fedakarlığa katlanılmalı.
Adres: Calle 23 ve Calle L köşesi, Vedado, Havana
Açık saatler: 11:00 – 23:00
La Milagrosa
19. yüzyıldan beri kullanılan Cementerio de Cristóbal Colón (Colon Mezarlığı), içindeki hepsi birer sanat eseri konumundaki mezarları, heykelleri ve anıtlarıyla dikkat çeker. Mezarlığın en çok ziyaret edilen ve çiçek bırakılan kısmı ise La Milagrosa heykelidir. 1903 yılında, 23 yaşındayken doğum esnasında vefat eden Amelia Goyri; bebeğiyle birlikte buraya gömülmüş ve söylentiye göre, mezar açıldığında, annenin bebeğini kollarında tutuyor olduğu görülmüştür. Bu efsane gün geçtikçe dilden dile yayılmış ve heykeltıraş José Vilalta Saavedra, bu efsaneye heykelinde yer vermiştir. Günümüzde; bir elinde haç, diğer elinde ise bebeğini tutan La Milagrosa, çocuğu olmayan çiftler için adeta bir türbe görevi görmektedir.
Cementerio de Cristóbal Colón
Adres: Calle 12 ve Calle 23 Caddeleri köşesinde, Vedado, Havana
Ziyaret saatleri: 09:00 – 17:00
Plaza de la Revolución
İsmini ünlü meydan Plaza de la Revolución (Devrim Meydanı)‘dan alan bölge; Centro Habana’nın batısında, Vedado’nun güneyinde yer alır. Meydan, dünyanın en geniş meydanlarından biridir ve 72 bin m² bir alanı kaplamaktadır. Fidel Castro ve diğer pek çok politikacı, halka sesleniş konuşmalarını burada gerçekleştirmiştir. Bakanlık binaları ve diğer resmi daireler, meydanı çevrelemektedir. Burada Küba’nın iki milli kahramanına ait izleri de görebilirsiniz. Birincisi 109 m uzunluğundaki José Martí Anıtı, diğeri ise İçişleri Bakanlığı’nın duvarındaki demir Che Guevara silüetidir.
Playas del Este
Küba’da yeterince seyahat etme şansı bulamayıp zamanının çoğunu Havana’da geçirecekler için plajlardan da bahsetmek gerek. Playas del Este, şehir merkezinden 20 dakikalık bir yolculukla ulaşabileceğiz sahil şerididir. Havana’nın doğusundaki bu plajlar boyunca otel ve restoran gibi turistik tesisler bulmak mümkün. Özellikle Santa Maria del Mar ve Guanabo bölgelerindeki kumsallar temizliğiyle dikkat çekiyorlar.
Şehir Müzeleri
Museo Ernest Hemingway
Nobel ödüllü yazar Ernest Hemingway’in Finca La Vigía’da yaşadığı ev, yazarın Havana’da geçirdiği yıllar hakkında bilgi vermektedir.
Adres: Finca la Vigía, Havana, 11700
Ziyaret saatleri: Çarşamba – Pazartesi: 09:00 – 16:30
Museo de Automóviles / Araba Müzesi
1891 yılında inşa edilen neoklasik tarzdaki bina, Havana sokaklarında rastlayıp ilginizi çeken birçok otomobile dair bilgiyi içerisinde barındırır. Küba otomobil tarihi ve ve kültürü üzerine daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız bu müzeyi ziyaret etmelisiniz. Havana sokaklarının neden Amerikan arabalarıyla dolu olduğu bu müze ziyareti sonrasında daha iyi anlaşılabilir.
Adres: Calle Oficios No: 12, La Habana Vieja, Havana
Ziyaret saatleri: Pazartesi – Cumartesi: 08:30 – 16:30, Pazar: 08:30 – 13:00
Kaleler
Castillo de los Tres Reyes del Morro / El Morro
Castillo de los Tres Reyes del Morro, Havana Limanı’nın girişindedir ve adeta şehrin koruyucusu konumundır. Eski Havana’dan bakıldığında, limanın diğer yakasında heybetli bir yapı olarak dikkat çeker. Kale, 1589 yılında, Küba İspanya işgali altındayken inşa edilmiştir.
Fortaleza de San Carlos de la Cabaña / La Cabaña
El Morro Kalesi’nin güneyinde, bir başka kale, Fortaleza de San Carlos de la Cabaña yer almaktadır. 1763 ile 1774 yılları arasında yapılan bu büyük kale, uzun yıllar, hem bir askeri merkez hem de bir hapishane olarak kullanılmıştır. Che Guevara’nın liderliğindeki devrim ayaklanmaları sırasında ele geçirilmiş ve Küba Devrimi’nin yönetildiği ana merkezlerden biri olmuştur. Kaleye yapılacak bir ziyaretle, Che Guevara’nın müzeye dönüştürülen ofisi de ziyaret edilebilir.
Ziyaret saatleri: Pazartesi – Pazar: 10:00 – 22:00
|