|
São Paulo’yu gezmek için otobüs ve metrodan yararlanabilirsiniz. Şehirde gittiği bölgeye göre renkleri farklılaşan, özel ve kamuya ait birçok otobüs bulunmakta. Örneğin; güneybatıya giden otobüsler açık yeşilken, kuzey bölgesi için koyu mavi kullanılmaktadır. Şehrin trafik problemiyle yüzleşmek istemiyorsanız tercihinizi hızlı ulaşım sistemlerinden yana kullanmanızı öneriyoruz.

São Paulo’da üç hızlı ulaşım sistemi var; metro, banliyö, demiryolu ve “Passa Rápido” denilen metrobüs mantığındaki hızlı otobüsler. Her biri birbirine bağlı bu üç hızlı ulaşım sistemini kullanarak, gitmek istediğiniz yere rahatça varabilirsiniz.
Centro Expandido ve Centro Histórico
Gezilebilecek ana konumlar, şehrin merkezinde toplanmış durumda. Bu bölge; kuzeyde Tietê Irmağı, batıda Pinheiros Irmağı ve Avenida dos Bandeirantes ile doğuda Avenida Salim Farah Maluf caddeleriyle sınırlı. Bu merkeze genişletilmiş merkez, “Centro Expandido” deniliyor. Genişletilmiş merkezi, şehir etrafında çizilen bir çember gibi düşünebilirsiniz. Turistik mekânların çoğu, bu çemberin içinde kalıyor.
Centro Expandido dahilinde “Centro Histórico” denilen İtalyan bölgesi Bixiga, Japon bölgesi Liberdade, Sé ve Vale Anhangabaú, República ve Luz’dan oluşan tarihi bir alan yer alıyor. Burayı bulmak istiyorsanız beyaz levhalara dikkat etmeniz yeterli. Bu merkezde her bir yön için adeta bir pusula görevi üstlenen farklı renkler kullanılmış. Kuzeybatı, gri; kuzey, açık yeşil; kuzeydoğu, koyu mavi; doğu, sarı; güneydoğu, kırmızı; güney, koyu yeşil; güneybatı, açık mavi; batı için ise mor renkli plakalar tercih edilmiş.
São Paulo’da merkez, Praça da Sé denilen bölgenin çevresinde genişler. 17. yüzyıl kiliselerini ve birbirinden göz alıcı gökdelenleri burada görebilirsiniz.
Praça da Sé ve Çevresi
Katedral Meydanı olarak da bilinen bu bölge, şehrin kalbini yansıtır. São Paulo'nun kurulduğu ilk bölge olan Praça da Sé, 17. ve 18. yüzyıllara ait Portekiz barok stilini yansıtan, korunmuş koloni yapılarıyla dolu. Öyle ki, Praça da Sé'de yapacağınız bir yürüyüş turu, size yüzyıl öncesinin koloni atmosferini yaşatmaya yetecektir. Burada bulunan Cathedral Sé (São Paulo Katedrali), bu alanın ve şehrin sembolü olmuş en önemli anıtsal yapılardan biridir. Alanda bulunan tarihi alışveriş merkezi Mercado Muncipal, São Paulo’ya gelmişken mutlaka görmeniz gereken yerler arasında olmalıdır.
Cathedral da Sé (São Paulo Katedrali)
Neo-gotik stili ile Cathedral da Sé, São Paulo’nun en büyük kilisesidir. 111 metre uzunluğunda, 46 metre genişliğinde olan katedralin iki komşu kulesinin yükseklikleri ise 92 metreyi bulur.
İnşaatına 1913 yılında başlanan ve 1954 yılında yapımı tamamlanan katedralin mimarisi her ne kadar neo-gotik tarzda olsa da kubbesinin yapımında Floransa Katedrali’nden esinlenilmiştir.
8 bin kişilik kapasiteli katedralin yapımında 8 yüz tonluk nadir bulunan bir mermer kullanılmıştır. İç kısımları Brezilya yapımı kahve yaprakları, ananaslar ve Tatus gibi yerli hayvanlar kullanılarak dekore edilmiştir. Bu katedral, bazı kaynaklar tarafından dünyanın en büyük dördüncü neo-gotik katedrali olarak kabul edilir.
Mercado Municipal
1933’lerden kalma renkli camlarla çevrelenmiş bu neo klasik tarzdaki tarihi yapı, egzotik meyve ve baharat bulmak için ideal bir yerdir. Pazar, buradaki halkın kullandığı ismiyle Mercado, 2003 yılında yeniden inşa edilmiştir. Dış cephede yapılan vitray ve boyamaların dışında, binaya müzayede salonu (şimdi etkinlikler salonu) ve sekiz restoranın bulunduğu bir asma kat eklenmiştir.
Triângulo & Anhangabaû çevresi
Praça da Sê’nin kuzeyinde kalan bu kısımda, şehrin en önemli kiliselerinden biri olan neo-gotik üslup ile yapılmış Mosterio São Bento’yu ve içinde bulunan müthiş vitrayları görebilirsiniz.
Banespa
Empire State Binası’nın Brezilya versiyonu olan bu yer, São Paulo’yu bir gökdelenin tepesinden keşfetme imkânı sunuyor. Rua João Brícola Caddesi üzerindeki bu binaya, şehir manzarasını izlemek ve fotoğraf çekmek için ücretsiz çıkabilirsiniz.
Theatro Municipal
Mimarisi ve tarihsel önemiyle şehrin en önemli mekânlarından biri olarak kabul edilen bu tiyatro, 1922’den bu yana 11–18 Şubat arasında Modern Sanat Haftası için kullanılmaktadır.
Bina; diğer zamanlarda São Paulo’nun Şehir Senfoni Orkestrası’na, opera ve bale performanslarına ev sahipliği yapmaktadır. Salı ve perşembe günleri saat 13.00’te rehber eşliğinde gezebileceğiniz bu mekâna gelmeden bir gün önce rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz.
Praça da República ve Çevresi
São Paulo’nın dev meydanı Praça da República ve çevresinde sizi cezbedecek birçok yapı görmeniz mümkün. Edifîcio Itâlia Gökdeleni ve Luz Tren İstasyonu bunlardan birkaçı. Bunun dışında pazar günleri meydanda kurulan pazarda da hoşça vakit geçirebilirsiniz.
Edifîcio Itâlia Gökdeleni
Praça da República meydanının güneyinde kalan bu gökdelen, şehir içindeki en uzun binadır. Brezilyalı mimar Franz Heep tarafından tasarlanan gökdelende şık butikler, restoranlar ve en üst katta şehir manzarasının keyfini sürebileceğiniz mini bar göze çarpıyor.
Kenti izlemek için en popüler gökdelen olan Edifîcio Itâlia’yı seçecekseniz, bütçenizi yüksek tutmanız gerektiğini ve restoranlarda menü fiyatlarının sundukları manzaranın karşılığını hak eder nitelikte olduğunu unutmayın.
Luz Tren İstasyonu
İstasyon, 19. yüzyılın sonlarına doğru São Paulo Demiryolu’nun merkezi olması amacıyla inşa edilmiştir. Santos’tan gelen kahveler, 20. yüzyılın başlarında şehrin ana girişi olan bu yerden teslim edilmekteydi.
İstasyonun şehrin genel imajına katkısı çok yüksektir. Öyle ki, istasyon kulesi onlarca yıl şehrin siluetine hâkim olmuş ve saati São Paulo’nun diğer saatlerine referans olmuştur.
Luz Tren İstasyonu, Glasgow’daki Walter Macfarlane & Co. Döküm Şirketi tarafından tasarlanmıştır. Bu nedenle ilk montaj, Glasgow’da yapılmış, sonrasında istasyon São Paulo’ya getirilirken sökülmüş ve burada yeniden monte edilmiştir. 1940’ta çıkan yangından sonra ise binanın restorasyonu sırasında binaya bir kat daha eklenmiştir.
Tarihi önemi sayesinde turistlerin uğrak noktası olan bu mekânı gezmeden dönmemenizi öneriyoruz.
Liberdade
Portekizce özgürlük anlamına gelen Liberdade, Japonya’dan sonra dünyada en çok Japon’un yaşadığı bölgedir.
Liberdade’ye giriş, dokuz metre yüksekliğindekırmızı torii adı verilen bir kemerden başlar. Bu yükselen yapı, mahallenin Japonlara ait olduğunu gösteren bir simge niteliğindedir. Metroya kolayca bağlanan bu yerde kısa bir yürüyüş, sizi Asya dükkân ve restoranlarına ve Japon stili bahçelere götürecektir.
Avenida Paulista, Jardins ve Çevresi
São Paulo’daki en önemli caddelerden biri olan Paulista Bulvarı, Brezilya’nın ve Güney yarım kürenin en önemli finansal merkezidir. Ülkenin tüm önemli şirketleri ve bankaları burada yer alır. Brezilya’nın İMKB’si denilen BOVESPA da bu caddededir. Ancak burada hayatı, finansal merkezlerden ibaret olarak düşünmeyin. Gözde alışveriş merkezleri ve şık butiklerin yer aldığı cadde, aynı zamanda Latin Amerika’nın en kapsamlı sanat müzesi MASP’a da ev sahipliği yapar.
Avenida Paulista’nın biraz aşağısında kalan Jardins bölgesi, yüksek apartmanları ile üst gelir grubunun yerleşim alanıdır. Sokaklar dar ve bol ağaçlı olup, apartmanlar ise rezidans konseptindedir. Şehrin en lüks mağazaları bu bölgededir. Öyle ki dünyanın en lüks alışveriş caddeleri sıralamasında dokuzuncu olan Rua Oscar Freire, burada yer alır. Mağazaları keşfettikten sonra bir kafede oturup kendinizi bu caddenin ambiyansına bırakabilirsiniz.
Museu de Arte de São Paulo- MASP (São Paulo Sanat Müzesi)
Paulista Bulvarı’nda bulunan ve São Paulo’nun gururu olan Museu de Arte de São Paulo, Latin Amerika’nın en önemli müzelerinden biri. Lina Bo Barai tarafından dizayn edilen bu cam bina, modern Brezilya mimarisinin ana sembolü olarak kabul ediliyor.
Müzede; batı sanatı koleksiyonları dışında, Afrika küçük koleksiyonları, Asya sanatları, antikalar, dekoratif sanatlar ve diğer eserlerle beraber yaklaşık 8 bin adet parça bulunuyor.
MASP, aynı zamanda ülkenin en büyük sanat kütüphanesine de sahip.
Parque do Ibirapuera (Ibirapuera Parkı)
Ibirapuera Parkı, São Paulo’nun merkezindeki en büyük yeşil alandır. 1,5 milyon metrekarelik bu parkta yürüyüş, koşu ve bisiklet parkurları bulunmaktadır. Hafta sonları 150 binden fazla ziyaretçinin uğrak yeri olan bu park; müze ve gösteri alanlarını içinde barındırması ve São Paulo Bienaline ev sahipliği yapması nedeniyle şehrin kültür merkezi niteliğindedir. Çoğunluğunu Brezilyalı ünlü mimar Oscar Niemeyer’ın dizayn ettiği bu binalardan birkaçı, Museu de Arte Moderna, Museu de Arte Contemporânea, Auditôrio Ibirapuera’dır.
Bir not: Parka gelebilmek için Vila Mariana metro istasyonunda inmeniz ve sonrasında 775-A “Jardin Aldagiza” otobüsüne binmeniz gerekir.
Museu de Arte Moderna - MAM (Modern Sanat Müzesi)
Museu de Arte Moderna, Ibirapuera Parkı’nda bulunan Brezilya’nın en eski modern sanat müzesidir. Brazilyalı modernist sanatçıların koleksiyonlarının dışında Mirô, Chagall, Picasso ve Dufy gibi sanatçıların da eserleri yer almaktadır.
Museu de Arte Contemporânea (Çağdaş Sanat Müzesi)
São Paulo Üniversitesi’nin ana kampüsünde yer alan Çağdaş Sanat Müzesi, 1963 yılında açılmıştır. Yerel koleksiyonların bulunduğu bu müze, genellikle bienal sergileri için kullanılır.
Museu Afro-Brasil
Tarihsel dokümanlardan ve tablolardan oluşan 5 bin parçalık koleksiyonuyla yine bir Niemeyer tasarımı olan müze; Brezilya’daki Afrika diasporasının hayatlarına, kölelikten bugüne ışık tutuyor.
Auditôrio Ibirapuera (Ibirapuera Konser Salonu)
Ibirapuera Parkı’na en son eklenen bu bina, yine ünlü Brezilyalı mimar Niemeyer’in eseridir. Üçgen şeklindeki bir bloktan oluşan bina, volumetrik bir basitliğe sahiptir.
Ana girişinde kırmızı metalden yapılmış bir tente, binayı diğer binalardan rahatça ayırmanızı sağlar. Portekizliler; bu kırmızı metalden dolayı binayı, “alev” anlamına gelen “Labero” ismi ile anarlar.
Pinheiros, Vila Madalena ve Butantä
Jardin’in batısında yer alan Pinheiros, Instituto Tomie Ohtake binası haricinde yüksek apartmanların bulunduğu bir bölge. Ruy Ohtake tarafından kurulan bu enstitü São Paulo’nın en seçkin çağdaş yapılarından biri. Eğri ve renkli yapısıyla her zevke hitap etmese de dikkat çekici bir bina olduğu yadsınamaz.
Pinheiros’un komşusu olan Vila Madalena ise bohemliği ve gece hayatıyla meşhurdur. Bölgede sanat galerileri, stüdyolar, bar ve restoranlarla, duvarlarda sizi etkileyen çokça grafiti görebilirsiniz.
Jardin’in Güneyi
Pinheiros’un komşusu olan Avenida Brigaderio Faria Lima, São Paulo’daki birçok önemli arteri içinde barındırır. Centro ve Avenida Paulista’ya güçlü bir rakip olan bu yer önemli bir ticaret ve finans merkezidir. Ayrıca burada birçok şık restoran, gece kulübü ve alışveriş mağazaları bulunur. Faria Lima bölgesi toplu taşıma yönünden zayıf olduğu için buraya ancak kendi aracınız ya da taksiyle gelebilirsiniz.
Yerel bir iş adamı ve karısı tarafından yaptırılan Palladrian stili küçük ama ilgi çekici bir bina olan Museu da Casa Brasileria, 17. yy’dan 20. yy’a kadar olan Brezilya ve Avrupa mobilyaları koleksiyonuna sahip. Bu müzeye gelip, sevimli koltuklarda oturabilir ve güzel bir yemek yiyebilirsiniz.
Parque do Estado
Şehir hayatının karmaşasından kaçmak istiyorsanız Estado Parkı bu konuda size yardımcı olacaktır. Burada bulunan Jardim Botanik parkında orkide çiftliğini gezebilir, eşsiz güzellikteki havuzları görebilir, Brezilya’nın kızılağaçları arasında durabilir ve bitki bahçesinde aromatik çiçekleri koklayabilirsiniz.
Botanik parkında vaktinizi verimli kullanmaya dikkat edin çünkü çıkışta sizi 900 hektarlık alanı ve 3000 hayvan çeşitiyle Jardim Zoologico, yani Jardim Hayvanat Bahçesi bekliyor olacak.
Bir not: Bu parka 4742 numaralı “Jardim Climax” otobüsleriyle gelebilirsiniz.
Centro’nun Kuzeyi
Centro’nun kuzeyinde yer alan bu mahalle; genelde çok güvenli bir yer olmamasına karşın, görülebilecek birkaç yeri içinde barındırıyor. Bu bölgede dolaşırken dikkatli olmanız gereken noktaları aşağıda “Dikkat etmeniz gerekenler” başlığı altında bulabilirsiniz.
Memorial de Imigrante
Eskiden göçmenlere ev sahipliği yapan bu mekân 1998 yılında hostelden müzeye çevrilmiştir. Kahve plentasyonlarında çalışmak üzere gelen göçmenlerin tarihini fotoğraf, eşya ve dökümanlarla anlatan bu müzeye São Paulo’da yaşanan göçü daha iyi anlamak için gidebilirsiniz. Ayrıca müzede her yıl haziran ayında Göçmen Festivali düzenlenmektedir.
Memorial De America Latina
78 bin metrekare arazi üzerine kurulu bu mekân, Latin Amerika ülkeleri ve kültürlerinin entegrasyonu için tasarlanmıştır. Latin Amerika Parlementosu’na ev sahipliği yapan Memorial’ın içinde geçici ve kalıcı bir sergiyle kitapların, dergilerin, filmlerin ve Latin Amerika tarihine ilişkin kayıtların bulunduğu bir kütüphane ve 1679 kişilik bir konferans salonu bulunmaktadır.
São Paulo’da tarihi mekânların tadını daha fazla çıkarmak istiyorsanız saydığımız mekânları üç saatte gezebileceğiniz, Praça da República’dan başlayan ve yine aynı yerde biten yaklaşık 3,5 km’lik bir yürüyüş turu yapabilirsiniz.
Dikkat etmeniz gerekenler
São Paulo’da hırsızlık olayları her geçen yıl artsa da, bu olaylar genellikle kentin kenar mahalleleri dışında yaşanmaz. Gün boyunca São Paulo’nun merkezinde rahatça yürüyebilirsiniz. Ancak hava karardıktan sonra Centro’nun kuzeyinde yürümek biraz daha dikkat ister. Bu nedenle yürümek yerine bir taksi çağırabilirsiniz.
Eğer araba kullanıyorsanız, gaspçılara ve kırmızı ışık hırsızlarına karşı dikkatli olmalısınız. Bu hırsızlar, kırmızı ışıkta durduğunuz anda sizi araçtan çıkarıp arabayı gasp etmeleriyle tanınıyorlar.
Bir not: São Paulo’da gece araç kullanırken eğer trafik yoksa kırmızı ışıklarda durmak yerine yavaşlamak yeterli olacaktır.
İşinize yarayacak birkaç bilgi daha
- São Paulo’da ani yağmurlarla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle yanınızda sürekli bir yağmurluk ya da şemsiye taşımanız iyi olacaktır.
- Kentte sürekli trafik sıkışık olduğundan gideceğiniz yer için yola biraz erken koyulmanız size zaman kazandıracaktır.
- Yabancılarla konuşmaktan sakının, özellikle de ısrarcıysalar.
- Her zaman eşyalarınıza göz kulak olun.
- Şehirde gezerken yanınızda yüklü miktarlarda para bulundurmayın.
|